YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32705
KARAR NO : 2021/6578
KARAR TARİHİ : 29.03.2021
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2019 tarihli ve 2019/425 esas, 2019/668 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22/10/2020 gün ve 10633-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/11/2020 gün ve 2020/95246 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 29/06/2020 tarihli ve 2020/5826 esas, 2020/6444 karar sayılı ilamında “28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddelerii uyarınca … zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, sanık müdafiinin hazır bulunmadığı duruşmada sanığın savunması alınarak aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş… ” şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerine temas eden hırsızlık suçundan yargılanan sanığa baro tarafından zorunlu müdafii atanmak suretiyle savunmasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanık …’ın olay gecesi katılana ait inşaat halindeki binadan 3 adet musluk bataryası, 21 adet vana ve 1 adet bağlantı aparatını çaldıktan sonra suç mahallinden başka bir mahalde, bekçiler tarafından sırt çantasıyla görülüp şüphe üzerine durdurulmak istendiğinde, sırt çantasını atarak kaçmaya başladığı, sonrasında yakalandığı ve çantasında ele geçen suça konu malzemeleri çaldığı yeri kolluk görevlilerine gösterdiği, bu suretle suça konu malzemelerin eksiksiz olarak iadesini sağladığı anlaşılmakla; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 29/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.