YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32778
KARAR NO : 2021/2232
KARAR TARİHİ : 10.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkeme tarafından temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilerek suça sürüklen çocuk ve müdafiiin yanıltıldığı, bu nedenle yanıltmadan yararlanarak suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin hükmü süresinde temyiz ettikleri kabul edilerek yapılan incelemede:
1-Mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK’nın 116/4,151/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Yasa’nın 66/1-e, 66/2. maddelerine göre belirlenen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının, ilk karar tarihi olan 12.06.2014 ile ikinci karar tarihi olan 12.11.2019 arasında gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2) Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- 6545 sayılı Yasa’nın 104. maddesi uyarınca Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, 6545 sayılı Yasa’nın 62. maddesi ile değişik TCK’nın 142/2-h maddesinin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiği ve suç tarihinin 01.05.2013 olduğunun anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve daha lehe olan TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu ve 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki TCK’nın 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte olmayan ve suça sürüklenen çocuğun aleyhine olan TCK’nın 142/2-h maddesi ile hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,
b- 01.05.2013 tarihli kolluk tutanağı ve dosya kapsamına göre; suça konu ihbarın saat 04.15 de yapıldığı, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alınarak UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre gece vaktinin saat 05.07’de bittiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
c- Kabule göre de;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 09/10/2018 tarihli bozma ilamından önce verilen ve yalnızca suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilen 12/06/2014 tarihli kararda suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b,35, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca hükmolunan 10 ay hapis cezasının 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine aynı Kanun’un TCK’nın 142/2-h,35, 31/3, 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının 10 ay hapis cezası üzerinden infazı yerine, suça sürüklenen çocuğun sonuç olarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 10.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.