Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/32779 E. 2021/5254 K. 15.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32779
KARAR NO : 2021/5254
KARAR TARİHİ : 15.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 11/04/2019
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen 19/02/2015 tarihli karar, 16/03/2015 tarihinde, sanığın işte olduğu belirtilerek muhtara bırakılmak suretiyle tebliğ edilmişse de; sanığın bilinen en son adresinden farklı olan bir adrese çıkarılan bu tebligat usulsüz olduğu gibi, sonrasında cezaevinde yapılan tebligatın da usulsüz olduğu, zira kararın tebliğ edildiği 12/05/2016 tarihinde cezaevinde bulunan sanığa gerekçeli kararın “Tebligat tarihinde cezaevinde bulunan sanığa tebliğ edilen karar içeriği okunup, anlatılmak” suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğunun gözetilmediği, bu itibarla cezaevinde yapılan tebliğ işleminin 5271 sayılı CMK’nun 35/3. maddesinde öngörülen usule uygun olmadığı için geçersiz olduğu anlaşılmakla; sanığın öğrenme üzerine hükmü süresinde temyiz ettiği belirlenerek temyiz isteminin reddine dair 11.04.2019 tarihli ek karar kaldırılarak ve mahkemece, sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 62. maddesinin uygulanması sırasında hata yapıldığından bahisle el çekilen dosya tekrar ele alınarak 22/03/2019 tarihli ve 2015/22 Esas – 2015/102 Karar sayılı dosyada ”tavzih kararı” adı altında yapılan değişiklik ile sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasının 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası olarak düzeltilmesine ilişkin 22/03/2019 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- İddianame içeriğine göre sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından TCK’nın 39. maddesinin uygulanması talep edilerek dava açıldığı halde, sanığa ek savunma hakkı verilmeden belirtilen maddenin uygulanmaması suretiyle CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143 maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 2 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 1 yıl 9 ay 20 gün yerine 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.