YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32859
KARAR NO : 2021/6566
KARAR TARİHİ : 29.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi İçişleri Bakanlığına gerekçeli kararın tebliği üzerine, İçişleri Bakanlığı vekilinin hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu ve şikayetçi İçişleri Bakanlığı vekili ile sanıkların temyiz dilekçelerinin içeriğine göre, sanık …’in temyiz isteminin hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik olduğu, sanık …’in temyiz isteminin hakkında kamu malına zarar verme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu, şikayetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin ise sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hüküm ile sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında kamu malına zarar verme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
a) Şikayetçi İçişleri Bakanlığının sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan açılan davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 233/1. ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
b) 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251/1. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’ya eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin aynı bentte yer alan, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 179/2. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın her iki suçtan kurulan hükümler yönünden, şikayetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin ise kamu malına zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 29/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.