YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33330
KARAR NO : 2021/7027
KARAR TARİHİ : 31.03.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin, toplam vekalet ücretinin hatalı hesaplandığına, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise, süresinde satış talebinde bulunulmaması nedeniyle haczin ortadan kalktığı ve bu haliyle atılı suçun kanuni unsurlarının oluşmadığı dikkate alınmadan sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiğine, ayrıca mağdurun zararının bulunmaması karşısında sanık hakkında hukuka aykırı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “Hükme bağlanmış” ibaresinin aynı bentte yer alan, “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 289/1. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2- 5237 sayılı Kanun’un 289/1. maddesinde hapis cezası ile birlikte adli para cezası da öngörüldüğü halde sanık hakkında yalnızca hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini,
3- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 4. fıkrası gereğince kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4- Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine toplam vekalet ücretinin hüküm fıkrasında 4.425,00 TL yerine 3.425 TL olarak, 13/02/2019 olan suç tarihinin de gerekçeli karar başlığında 13/04/2019 şeklinde hatalı yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5271 sayılı CMK’nın 307/4. maddesinin gözetilmesine, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi gereğince dosyanın Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine, 31/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.