YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33552
KARAR NO : 2021/5582
KARAR TARİHİ : 16.03.2021
Hırsızlık suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2018 tarihli ve 2017/472 esas, 2018/1411 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/11/2020 gün ve 11704-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/11/2020 gün ve 2020/102212 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2018 tarihli ve 2017/472 esas, 2018/1411 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 18/03/2020 tarihli ve 2020/107 Esas, 2020/4361 Karar sayılı ilamıyla,”…28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanıklar…ve …’e zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması…bozulmasına…” şeklinde belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesinde yer alan, “Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığa yüklenen 28/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca, sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.11.2016 gün, 2016/950 Esas ve 2016/436 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle yargılanan sanığa, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanmasına gerek olmadığına karar verilmesi nedeniyle (AYDIN) 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 15.10.2018 tarihli ve 2017/472 Esas, 2018/1411 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 16/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.