Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/3464 E. 2020/14585 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3464
KARAR NO : 2020/14585
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 günlü ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
6352 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği; somut olayda ise, soruşturma ve kovuşturma aşamasında bilirkişi aracılığıyla vergili ve cezasız kurum zararının tespit edilmemesi ve sanık müdafıinin temyiz dilekçesinde zararın ödendiğini beyan etmesi karşısında; sanığın ödemeye ilişkin var ise belgelerinin istenmesi, sanık tarafından buna ilişkin belge sunulamaması durumunda ise bilirkişinin tespit edeceği vergili ve cezasız gerçek zararın sanığa bildirilmesi, ödeme için makul süre tanınması ve sonucuna göre TCK’nın 168/5 ve CMK’nın 223/8. maddeleri nazara alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.