YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3771
KARAR NO : 2021/1608
KARAR TARİHİ : 08.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya kapsamından sanığın konut dokunulmazlığını bozma suçunu dosyada yargılanan temyiz dışı suça sürüklenen çocuk … ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gaziantep 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2010 tarihli ve 2010/556 Esas, 2010/816 sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 165/1. maddesinde yazılı ”suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçuna ait olduğu ve CMK’nın 253. maddesinde 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, yapılacak uyarlama yargılaması sonucunda uzlaşmanın sağlanması halinde bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı ve yine anılan karardaki TCK’nın 165/1. maddesi uyarınca suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan verilen 5 ay kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/1-f maddesi gereğince 5 ay süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek tedbirine çevrilmesi nedeniyle (tekerrür hükümleri sadece ceza mahkumiyeti söz konusu olduğunda uygulanabileceğinden) tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, ancak bu karar yerine adli sicil kaydında yer alan Gaziantep 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/09/2012 tarihli ve 2011/1146 Esas, 2012/895 sayılı kararı ile verilen ve en ağırı kasten yaralama suçundan TCK’nın 86/2,86/3-e , 58 maddeleri uyarınca belirlenen 5 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından tekerrür uygulamalarına ilişkin bölümlerin çıkartılmasına, “Gazinantep 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/09/2012 tarihli ve 2011/1146 esas, 2012/895 sayılı kararı ile verilen ve en ağırı kasten yaralama suçundan TCK’nın 86/2,86/3-e, 58 maddeleri uyarınca belirlenen 5 ay hapis cezasını içeren kararın tekerrüre esas olduğu ve bu ilamda da 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, TCK’nın 58/6. maddesi gereğince sanığa hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına; ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesine göre koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, yanılgılı uygulama sonucu hükümde gösterilen Gaziantep 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2010 tarihli ve 2010/556 esas, 2010/816 sayılı kararıyla TCK’nın 165/1,50/1-f maddeleri gereğince suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan tayin olunan 5 ay hapis ve 160 TL adli para cezasının esas alınarak belirlenmesine karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
a- Sanığın şikayetçinin etrafı duvarla çevrili, bahçe kapısı olan müstakil 3 katlı ikametine ikinci katının olay tarihinde inşaat konumunda olması nedeniyle penceresi takılmamış camından içeri girerek zemin katta merdiven boşluğunda torba içerisinde bulunan kaynak makinesi ve sipiral aletini çaldığı olayda; Gaziantep 3. Çocuk Mahkemesince yapılan keşif üzerine alınan bilirkişi raporuna göre de; bina veya eklentisi niteliğindeki yerden suça konu malzemelerin çalındığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın bina veya eklentisi niteliğindeki yerden suça konu aletleri çalması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun’un 141/1. maddesi gereğince hüküm kurulması,
b- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gaziantep 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2010 tarihli ve 2010/556 Esas, 2010/816 sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 165/1. maddesinde yazılı ”suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçuna ait olduğu ve CMK’nın 253. maddesinde 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, yapılacak uyarlama yargılaması sonucunda uzlaşmanın sağlanması halinde bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı ve yine anılan karardaki TCK’nın 165/1. maddesi uyarınca suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan verilen 5 ay kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/1-f maddesi gereğince 5 ay süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek tedbirine çevrilmesi nedeniyle (tekerrür hükümleri sadece ceza mahkumiyeti söz konusu olduğunda uygulanabileceğinden) tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, ancak bu karar yerine adli sicil kaydında yer alan Gaziantep 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/09/2012 tarihli ve 2011/1146 Esas, 2012/1146 sayılı kararı ile verilen ve en ağırı kasten yaralama suçundan TCK’nın 86/2,86/3-e , 58 maddeleri uyarınca belirlenen 5 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre;
Her ne kadar sanık hakkında şahsi ve sosyal durumları, suçun işleniş biçimi , suç konusunun önem ve değeri ile cürümlere yatkın, dosyaya yansıyan kişilik özellikleri nazara alınarak öngörülen cezada takdiren hapis cezası tayin edildiği belirtilerek temel ceza olarak 2 yıl hapis cezası belirlenmiş ise de; 5237 sayılı TCK’nın 141/1 maddesinde temel cezanın alt sınırının 1 yıl hapis cezası öngörülmesi nedeniyle sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi suretiyle çelişki yaratılmış olması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde ceza miktarı ve tekerrür hükümleri yönünden 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 08/02/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.