YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4406
KARAR NO : 2021/2872
KARAR TARİHİ : 17.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tüm dosya içeriğine göre; sanıkların katılan …’a ait olan tarladaki elektrik kablolarını kestikten sonra olay yerinden ayrıldıkları, ancak suçta kullandıkları aracın arızalanması sebebiyle suçun işlendiği yerden yaklaşık 120 metre ileride araçlarını durdurdukları sırada köylüler tarafından fark edildikleri ve yapılan incelemede katılana ait kabloların araca 70 metre mesafede kesilmiş vaziyette ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; kesintisiz takip olmaksızın yakalanan sanıkların eyleminin tamamlandığı gözetilmeden haklarında yazılı şekilde teşebbüs hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca hükmolunan 6 yıl hapis cezasından aynı Kanun’un 35/2. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılması sırasında tayin olunan hapis cezasının 4 yıl 6 ay yerine 4 yıl 15 aya indirilmesine karar verildiğinin yazılması, aynı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan indirimin 4 yıl 6 ay üzerinden yapılması karşısında bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olduğu, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle indirim yapılması sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi, mahallinde ilavesi mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiş; TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının hırsızlık suçları bakımından uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I) Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II) Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek nitelikte birden fazla ilam bulunan sanık … hakkında, tekerrüre esas alınan Reyhanlı (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 27/11/2012 tarih ve 2011/313 Esas 2012/523 Karar sayılı ilamındaki mahkûmiyetin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olması ve 18/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince uyarlanması sonucu “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ve koşulları gerçekleştiğinde CMK’nın 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve sadece Reyhanlı (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2013 tarihli ve 2013/75 Esas, 2013/155 Karar sayılı ilamın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden birden fazla hükümlülüğün tekerrüre esas alınması,
2- Sanık … hakkında, adli sicil kaydında yer almayan ilamların esas alınması suretiyle tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık … hakkındaki hüküm fıkrasının TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünden ”Reyhanlı Kapatılan Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/313 E. 2012/523 K. 18/01/2013 tarihli karar ile” şeklindeki kısmın ve sanık … hakkındaki hüküm fıkrasından TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III) Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça konu bıçağın 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu, Emniyet Kriminal veya Jandarma Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünden rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin aynı bentte yer alan, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş olsa da, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi, ayrıca iptal kararının, CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, 6136 sayılı Yasa’nın 15/1. maddesinde düzenlenen “yasak nitelikte bıçak taşıma” suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 17/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.