YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4963
KARAR NO : 2020/14457
KARAR TARİHİ : 07.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1. Dosya kapsamına göre, cami bahçesinde bulunan eklenti niteliğindeki şadırvandan suça konu eşyaların çalınması şeklinde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde belirtilen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 142/1-a maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verilmesi,
2. Dosya içerisinde yer alan 29.12.2014 tarihli CD İzleme ve tespit tutanağına göre, suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı diğer suça sürüklenen çocuk … ile birlikte, 29.12.2014 günü saat gece saat 01.01 de cami bahçesine girerek hırsızlık eylemini gerçekleştirdiklerinin ve suç tarihinde, gece vaktinin saat 18.02’de başlayıp 06.24’de bittiği, bu suretle, hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi
3. Mahkeme tarafından 18.09.2015 tarihinde il müftülüğüne yazılan müzekkere cevabına göre, suça sürüklenen çocuk tarafından çalınan muslukların yerine, aynı gün yenilerinin bir hayırsever tarafından takıldığının ifade edilmesi karşısında, zararın suça sürüklenen çocuk tarafından giderilmemesi nedeniyle hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümleri uygulanması suretiyle eksik ceza tayin
4. 5275 sayılı Kanun’un 106/4. maddesi gereğince “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” hükmü gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde ihtarat yapılması,
5. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının denetimi bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmaması ve yaptırılmama gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde ceza miktarı yönünden 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 07.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.