Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/5353 E. 2021/7025 K. 31.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5353
KARAR NO : 2021/7025
KARAR TARİHİ : 31.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müşteki …’a ait olup içerisinde nüfus cüzdanı, ehliyet, kartvizitler ile yaklaşık 45 TL para bulunan cüzdanın, müşteki …’a ait nüfus cüzdanı, hesap kartları, telefon ve 60 TL paranın, müşteki …’e ait olup içinde nüfus cüzdanı, telefon hatları ile bankamatik kartları olan cüzdanın, katılan …’na ait, nüfus cüzdanı, cüzdan ve 15 TL paranın çalındığı olaylarda, suça konu eşyaların değerinin az kabul edilmesi olanaklı olmadığından sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; sanığın adli sicil kaydında yer alan başka bir ilamında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- a) 27/10/2015 tarihli tutanak içeriğine göre; sanığın başka bir hırsızlık olayı sebebiyle yakalandığında, 14/10/2015 günü gerçekleştirdiği eylemleri anlatıp, hırsızlık konusu malları sakladığı yeri göstererek; henüz müracaatı bulunmayan müştekiler … ve …’a çalınan eşyalarının kısmen iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; adı geçen müştekilerden kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermedikleri açıkça sorularak rıza göstermeleri halinde sanık hakkında TCK’nın 168/1-4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanığın karar duruşması olan 29/12/2015 tarihli celsede müştekilerin zararlarını gidermek istediğine dair beyanı ile müştekiler … ve …’ın hükümden sonra sundukları zararlarının karşılandığına ilişkin 07/01/2016 havale tarihli dilekçeler birarada dikkate alındığında, müştekilerin kalan zararlarının hüküm verildikten sonra karşılandığı anlaşılmakta ise de; sanığın zarar giderme talebine karşı müştekilerden diyecekleri de sorulup, gerektiğinde ödeme yeri de belirlenmek suretiyle sanığa makul bir süre içerisinde zararı tazmin etme imkanı sağlanıp sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 168. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi ve müştekilerin bahsedilen dilekçelerinin bozma sonrası yapılacak yargılama sırasında dikkate alınmasında zorunluluk bulunması,
2- Sanığın yakalandığında, 14/10/2015 günü gerçekleştirdiği eylemleri anlatıp, hırsızlık konusu malları sakladığı yeri göstererek; henüz müracaatı bulunmayan katılan …’na çalınan eşyalarının kısmen iadesini sağladığı ve sanığın duruşmalarda katılanın zararını gidermek istediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle müştekiye kısmi iadeye muvafakatinin olup olmadığı sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulanması, ayrıca sanığa gerektiğinde ödeme yeri de belirlenmek suretiyle makul bir süre içerisinde kalan zararı tazmin etme imkanı sağlanıp sonucuna göre ve müştekinin kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermemesi halinde sanık hakkında TCK’nın 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Müşteki …’e yönelik eylem bakımından; soruşturma aşamasında gerçekleşen etkin pişmanlık nedeni ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken, anılan maddenin 2. fıkrası da gözetilerek indirim oranının 1/2’den fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Kabule göre de;
Sanık hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h. maddesi gereğince tayin olunan 6 yıl hapis cezasından aynı Kanun’un 168/1. maddesi uyarınca ½ oranında indirim yapılırken hesap hatası nedeniyle “3 yıl” hapis cezası yerine “2 yıl 6 ay”, devamında da; aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken “2 yıl 6 ay” hapis cezası yerine “2 yıl 1 ay” hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 31/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.