Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/5980 E. 2021/4601 K. 08.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5980
KARAR NO : 2021/4601
KARAR TARİHİ : 08.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz isteminin, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Gerekçeli karar başlığında, suç adının “konut dokunulmazlığını bozma” yerine “iş yeri dokunulmazlığını bozma” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının hırsızlık suçundan tayin olunan hapis cezasının infazı aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Oluşa ve dosya kapsamına göre; müşteki bankanın 13.03.2014’te satın aldığı dairenin kiracı tarafından tahliye edilip edilmediğinin tespiti adına düzenlenen 29.04.2014 tarihli haciz tutanağı ile tanık … tarafından dairenin boşaltıldığı, sonrasında satış için suça konu dairenin gösterilmesi adına 22.07.2014 tarihinde daireye gelindiğinde evdeki suça konu eşyaların olmadığının fark edilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın üzerine atılı suçu kabul etmeyerek, 22.07.2014 tarihli müdafiisiz alınan kolluk beyanında, kendisinin suça konu dairenin müteahhitliğini yaptığını, yapım işini … şirketine verdiğini, … ile aralarındaki anlaşmanın dışında yer alan müştekinin dairesinin de içinde bulunduğu dairenin, iç dekorasyonunu … ve … ile aralarındaki anlaşma doğrultusunda kendisinin yaptırdığını ancak …’nun borcunu kendisine ödememesi üzerine alacağını alamayınca, kendisinde bulunan anahtar ile kolluk ifade tarihinden 7-8 ay kadar öncesinde suça konu daireyi açarak yaptığı işlere konu eşyaları söküp aldığını, yine belirtilen kolluk beyanında suça konu daireyi bankanın aldığını duyduğunu ancak mahkeme safhasında ise bu beyanlarını kabul etmeyerek, …’nun alacağını karşılamasını istediği ancak kendisinin daireyi kiraya vereceğini belirtmesine karşılık rızası olmadığını beyan ettiğinde,”o zaman malzemeleri sök” demesi üzerine suça konu eşyaları söktüğünü fakat bankanın suça konu daireyi satın aldığını bilmediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın beyanlarının doğruluğunun tespiti amacıyla beyanlarında geçen … ile …’nun tanık sıfatıyla dinlenilmesi ayrıca sanığın belirttiği iç dekorasyon işine dair belgeler sanıktan sorularak varsa temininin sağlanması ve borcun varlığına ilişkin hususlar araştırıldıktan sonra sonucuna göre atılı hırsızlık suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenip işlenmediği ve bu kapsamda eylemin TCK’nın 144/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturulup oluşturmadığı araştırıldıktan sonra ve alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçuna ilişkin tespit yapılması halinde 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile uzlaştırma kapsamına alınan atılı suça ilişkin uzlaştırma hükümleri gözetilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Belirtilen hususlar çerçevesinde, sanığın beyanlarının doğruluğunun tespiti halinde sanığın mala zarar verme kastı ile hareket etmediği değerlendirilerek, sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun unsurlarının oluşup oluşmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.