Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/6919 E. 2021/4497 K. 04.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6919
KARAR NO : 2021/4497
KARAR TARİHİ : 04.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezanın miktarı itibari ile sanık müdafiinin duruşma talebinin, 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede,
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Dosya içeriğinden sanığın, 20/02/2015 tarihinde saat 13.11’de Pınarbaşı Mahallesi, … Sokak, No: 49 adresinde bulunan ve müştekisi … … olan Adessa adlı iş yerinden 15 adet diş macunu çaldığı, aynı gün saat 16.30’da … Mahallesi, Kızlarpınarı Caddesi, No:15 adresinde bulunan ve müştekisi … olan Adessa adlı iş yerinin başka bir şubesinden 3 adet kahve kavanozunu çalmak isterken kasada yakalandığı, kimlik fotokopisini bırakarak ürün alarmına verdiği 60 TL’lik zararı ödemek için geri geleceğini söyleyerek ayrıldığı, aynı gün saat 18.04’de, müştekisi … … olan ilk şubeye giderek 45 adet diş macununu çalarak ayrıldığının anlaşılması karşısında, sanığın aynı gün içerisinde Pınarbaşı Mahallesi, … Sokak, No: 49’da bulunan şubeden gerçekleştirdiği hırsızlık olaylarının 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suç oluşturacağı, ancak sanığın aynı il merkezinde farklı adreslerde bulunan şubelerden gerçekleştirdiği hırsızlık olaylarının, hırsızlık yapılan her bir şube için farklı suç oluşturacağı gözetilmeden, teşebbüs aşamasında kalan suç için hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilerek, her iki şube için zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
Kabule göre de;
2-Sanığın çaldığı diş macunlarının bedelinin sanığın ablası tarafından 10/03/2015 tarihinde ödendiği, her iki müştekinin de zararlarının bulunmadığını beyan ettiklerinin anlaşılmış olması karşısında, iddianamenin kabulü tarihinin 12/03/2015 olduğu da nazara alındığında etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiği gözetilmeden sanık hakkında TCK’nın 168/2. maddesi uyarınca ½ oranında indirim yapılması,
3-TCK’nın 142/2-h, 43 ve 168/2. maddeleri uyarınca bulunan 3 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezasından, TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 2 yıl 7 ay 7 gün yerine, 2 yıl 6 ay 8 gün hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 04/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.