Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/6965 E. 2021/4254 K. 03.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6965
KARAR NO : 2021/4254
KARAR TARİHİ : 03.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Nüfus kaydına göre, 15.09.1997 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını tamamlamadığı gözetilmeden 06.02.2015 tarihli oturumun kapalı yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması ve hükmün verildiği 27.11.2015 tarihli oturumun ise suça sürüklenen çocuk 18 yaşını doldurduğu halde 5271 sayılı CMK’nın 182/1 ve 185/1 maddelerine aykırı olarak açık yerine kapalı yapılması suretiyle aleniyet ilkesinin ihlal edilmesi,
2- Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubu içinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporunda; suça sürüklenen çocuğun psikolojik olarak rahatsız olduğunun bariz olarak görülebildiği ve davranışlarının uzak sonuçları ile ahlaki ve hukuki durumunun farkında olmadığı yönünde görüş belirtildiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun TCK’nın 32. maddesi uyarınca suç işlediği tarihte akıl hastalığı ve zayıflığı nedeni ile eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıran veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığı ve ceza ehliyeti bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3- Kabule göre de;
a) Tüm dosya içeriğine göre; suça sürüklenen çocuğun yakalandığında; suça konu cep telefonunu sakladığı yeri söylemek suretiyle katılana teslimini sağladığının anlaşılması karşısında; katılandan çalınan cep telefonunun hasarsız ve tam olarak iade edilip edilmediği, kısmi iade gerçekleştiğinin tespiti halinde ise suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası bulunup bulunmadığı sorulup, sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. veya 168/1-4 maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 31/3 maddelerine göre belirlenen 3 yıl 4 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 9 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
c) 15-18 yaş grubunda olup ceza sorumluğu bulunan ve mahkumiyetine karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesine aykırı olarak aynı Kanun’un 5/1-d maddesinde düzenlenen tedbirin de uygulanmasına karar verilmesi,
d) Müşteki vekilinin usulüne uygun olarak davaya katılma talebinde bulunduğu ve mahkemece suçtan zarar gören olarak davaya katılmasına karar verildiği halde gerekçeli karar başlığında müşteki ve vekilinin katılan olarak gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 03/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.