YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7060
KARAR NO : 2021/4584
KARAR TARİHİ : 08.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Eylemin, 29.01.2012 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla, sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunmadığından tebliğnamedeki tekerrüre ilişkin düşünceye iştirak edilmemiş; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Oluşa ve dosya kapsamına göre; müştekinin banka şubesine gittiği sırada kaldırım üstüne bıraktığı elektrikli bisikletinin saat 13.00 de çalınmasının ardından şüphe üzerine aynı gün saat 19.00 da suça konu elektrikli bisiklet ile yakalanan sanığın, üzerine atılı suçu tüm aşamalarda kabul etmeyerek kollukta alınan beyanlarında … ile yanında tanımadığı bir kişinin bisikleti kendisine emaneten bıraktığını, …’ndeki 12.06.2012 tarihli duruşmada ise tanık sıfatıyla alınan beyanlarında da benzer beyanlarda bulunduğu, aynı olaya ilişkin yargılanan ve Dairemizin 02.02.2015 Tarihli 2014/715 E., 2015/1431 K. sayılı ilamı ile haklarında onama kararı verilen hükümlüler … ile …’nın ise aşamalarda çelişkili beyanlarda bulundukları, yine adı geçen davada dinlenen tanık …’nın kolluk beyanlarında ise iki kişinin bisikleti sanık …’a bıraktıklarını, mahkemede ise … ve yanındaki şahıslar ile kendi dükkanına getirdiklerini ve dükkanı kapatırken sanığın bisikleti yanındaki 3-4 kişi ile birlikte aldığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; dosyanın mevcut haliyle, sanığın suça konu bisikleti çaldığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın bisikleti emaneten veya satın alabileceği ve işbu davanın da ayrı bir yargılama olduğu gözetilerek, aynı olaya ilişkin olarak yargılanan ve Dairemizce haklarında onama kararı verilen hükümlüler … ve … ile …’nın da tanık sıfatıyla dinlenilerek çelişkilerin giderilmesi suretiyle hangi delillere üstünlük tanındığı tereddüte mahal bırakmadan belirlendikten sonra sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 165/1. maddesinde düzenlenen uzlaşmaya tabi olan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturup oluşturmadığının da yargılama aşamasında değerlendirilip, gerekirse anılan maddenin uygulanması ihtimaline göre ek savunma verilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; müştekinin kaldırım üzerine direksiyon kilidi ile kilitlenmiş vaziyette park edilmiş halde duran elektrikli bisikletinin çalınması biçimindeki eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesindeki adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturmasına karşın aynı Yasa’nın 142/1-b. maddesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, anılan maddenin 1. fıkrasında yedi bend halinde sayılan hususlar, aynı Kanunun 3/1. maddesindeki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” biçimindeki yasal düzenleme ile dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilerek ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğunun aksine, öncesinde yargılanıp haklarınnda verilen hükümlerin temyizi üzerine Dairemizce haklarındaki hükümleri onanan hükümlüler … ve … hakkında verilen ceza ve adalet, hak ve nesafet kuralları ile “orantılılık” ilkesiyle bağdaşmayacak şekilde, sanık hakkında yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle temel cezanın üst sınıra yakın olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 08.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.