Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/7081 E. 2021/4011 K. 02.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7081
KARAR NO : 2021/4011
KARAR TARİHİ : 02.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık … hakkında düzenlenen iddianamede, hırsızlık suçu için TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasının istenilmemiş olması karşısında; ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
2- Dosya kapsamına göre suça konu 7 çuval odunun değerinin 70,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında; hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
3- Sanık …’in üzerinde 1 adet mermi bulundurma şeklinde gerçekleşen eylemin 6136 sayılı Yasa’nın 13/4. madde kapsamında kaldığı gözetilmeden aynı Yasa’nın 13/1. maddesi ile fazla ceza tayini ve 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 12. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 75. maddesi değiştirilerek uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar önödeme kapsamına alınmış olmakla, mahkemece sanığa önödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
4- “3 numaralı” bozma ilamı doğrultusunda; önödeme şartının sağlanmaması halinde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1 -d maddesi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin aynı bentte yer alan, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38.maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş olsa da; hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi, ayrıca iptal kararının, CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, 6136 sayılı Kanun’un 13/4. maddesinde düzenlenen suç yönünden, TCK’nın 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 02/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.