Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/8572 E. 2020/14954 K. 09.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8572
KARAR NO : 2020/14954
KARAR TARİHİ : 09.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Hükümden sonra, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı, aynı Yasa’nın 125/1-4. maddesinde düzenlenen alenen hakaret suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında sanığa hakaret suçu yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla; hakaret ve mala zarar verme suçları yönünden uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 125/1. maddesi uyarınca belirlenen 3 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 125/4. maddesi ile 1/6 oranında artırım yapılırken 3 ay 15 gün hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 3 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilerek sanık hakkında fazla ceza tayini,
3- Sanığın talimat yoluyla savunmasının alındığı 12/09/2014 tarihli duruşmada; zararı karşılamaya hazır olduğunu beyan ettiği ve akabinde 24/09/2014 tarihinde katılana bir miktar ödeme yaptığının anlaşılması karşısında, öncelikle tazmin edilmesi gereken zararı miktarının sanığa bildirilmesi, kısmen tazminin gerçekleşmesi halinde ise, soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle katılana etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası bulunup bulunmadığı açıkça sorularak, sonucuna göre sanık hakkında mala zarar verme suçu yönünden 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, “katılanın zararının çok küçük kısmının karşılandığını, şikayetinin sürdüğünü ifade etmesi karşısında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermediği anlaşıldığından” şeklindeki yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.