YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9892
KARAR NO : 2021/5987
KARAR TARİHİ : 22.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının eksiklik yazısı üzerine, sanığa yüklenen kamu malına zarar verme suçundan zarar görme ihtimali bulunan …’nın açılan davadan haberdar edildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından, Bakanlığın yokluğunda verilen hükmün tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye de rastlanmadığından, varsa dosyasına konulması, aksi halde yoklukta verilen hükmün CMK.nın 34/2. madde ve fıkrasında belirtilen başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekli de belirtilmek suretiyle yöntemine uygun olarak adı geçen kuruma tebliğ edilmesi için mahalline iade edildiği, mahkemece gerekçeli hükmün kamu malına zarar verme suçundan zarar görme ihtimali bulunan Adalet Bakanlığı’na 03/10/2019 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen hükmü temyiz etmediği belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında, kamu malına zarar verme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, CMK’nın 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, suç tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmediği, aynı Yasa’nın 231/6-c maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi olduğu, sanığın, dosyadaki infaz koruma memurları tarafından tutulan tutanak ile zararı 14/02/2014 tarihinde soruşturma aşamasında giderdiğinin anlaşılması karşısında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının a ve c bentlerinde gösterilen nesnel (objektif) koşulların sanık hakkında kamu malına zarar verme suçu bakımından gerçekleştiği gözetilerek ve sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, suç tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmediği gözetilmeden sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken,“sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.