Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/10615 E. 2021/21357 K. 14.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10615
KARAR NO : 2021/21357
KARAR TARİHİ : 14.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuklar hakkında, geceleyin iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçuna birden fazla kişi ile teşebbüs etmek suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocukların, mala zarar verme suçundan eylemine uyan TCK’nın 151/1, ve 31/2. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddelerinde belirtilen 4 yıllık dava zamanaşımı süresinin mahkumiyet hükmü olan 12/05/2016 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Suça sürüklenen çocukların hırsızlık eylemini gece vakti 01:00 sıralarında işlediği sabit olduğu halde haklarında TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında, TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin suçun tamamlanmış olması halinde uygulanacağı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezadan TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından; cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanunun 31/2. maddesinden sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, hırsızlık suçundan kurulan hükümde etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken, zararın kovuşturma aşamasında giderilmesi ve 1/2 indirim oranının uygulanmasına rağmen sehven mağdurun zararını soruşturma aşamasında giderdikleri şeklinde yazılması, yine suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuklar hakkında hüküm kurulurken doğru indirim oranı uygulandığı halde yaş küçüklüğü nedeniyle uygulanan indirim maddesinin TCK’nın 31/2. maddesi yerine sehven 31/3. maddesi olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hataları olarak görülmüş, suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde teşebbüs nedeniyle yapılan indirim sırasında 5237 sayılı TCK’nın 35/2. maddesinin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir yazım eksikliği olarak kabul edilmiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesinde “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Her ne kadar 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde, diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesi gereğince aynı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanacağı gözetilmeden, ceza sorumluluğu olan ve mahkumiyetine karar verilen suça sürüklenen çocuk … hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1-d maddesindeki sağlık tedbirine; suça sürüklenen çocuk … hakkında ise aynı Kanun’un 5/1-b maddesindeki eğitim tedbirine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkralarından suça sürüklenen çocuklar hakkında “5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1-d ve 5/1-b maddelerinin uygulanmasına” ve “seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde, kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ihtarına ” ilişkin bölümlerin çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.