YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10731
KARAR NO : 2023/4958
KARAR TARİHİ : 28.09.2023
…
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/240 E., 2016/349 K.
…
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
…
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.03.2016 tarihli ve 2016/1660 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında; eylem ve fikir birliği içerisinde … Market isimli iş yerinde hırsızlık yapmak amacı ile plan yaptıkları ve suç tarihinde Alanya ilçesine geldikleri, saat 00.00 sıralarında daha önceden hazırlamış oldukları düzenekleri yerleştirerek market duvarını delerek içeri girdikleri, muhasebe odasında bulunan çelik kasayı keserek paraları çaldıkları ve bu şekilde üzerlerine atılı hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme suçlarını işlediklerinden bahisle eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1, 116/4, 119/1-c, 151/1. maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Alanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/240 Esas, 2016/349 Karar sayılı kararı ile; sanık … hakkında; hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 168/2, 116/4, 119/1-c, 151/1, 168/2. maddeleri uyarınca sırasıyla 3 yıl 9 ay hapis, 2 yıl 8 ay hapis ve 3 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, her üç hüküm yönünden aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 58. maddesi gereği cezaların ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık … hakkında; hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından aynı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 39/1, 116/4, 119/1-c, 39/1, 151/1, 39/1. maddeleri uyarınca sırasıyla 3 yıl 1 ay 15 gün hapis, 10 ay hapis ve 1 ay 20 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, her üç hüküm yönünden aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’in temyiz isteği; beraat etmesi veya aksi takdirde ceza indirimine gidilmesi gerektiğine, diyaliz hastası olduğundan cezasının ertelenmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanık …’in diğer sanık …’e iştirak ettiğine dair dosyada delil bulunmadığına, diğer sanık …’in şikâyetçinin zararını gidermesine rağmen cezasından yeterince indirim yapılmadığına, sanığın diyaliz hastası olması sebebiyle cezaevinde tedavisinin mümkün olmadığına ve re’sen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.
3.Sanık …’in temyiz isteği; kararı temyiz etmek istediğine ilişkindir.
4.Sanık … müdafiinin temyiz isteği; kararı temyiz etmek istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … ile hakkında ayırma kararı verilen sanık … ‘in hırsızlık yapma konusunda anlaşmaları üzerine sanıklar … ve …’in, sanık …’ten kendilerini araç ile Alanya’ya götürmesini istedikleri, birlikte Alanya’ya geldikleri ve sanıklar …,… ‘in … Market isimli iş yerine, duvara bir delik açarak içeri girerek, içeride bulunan çelik kasayı da kesici bir alet ile keserek içerisinde bulunan 33.995,00 TL, 275 Euro ve 50 USD’yi çaldıkları, her ne kadar sanık … suç işleneceğinden haberi olmadığını savunmuş ise de; bir bütün olarak ele alınan sanık savunmaları ile tüm dosya kapsamına göre sanık …’in suçun işleneceğinden haberdar olduğu ve diğer sanıkları aracı ile Alanya ilçesine getirdiği, bu şekilde yardımda bulunarak suça 5237 sayılı Kanun’un 39. maddesinde düzenlenen yardım eden olarak iştirak ettiği, suç işleneceğinden haberdar olmadığına dair savunmasının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu ve itibar edilmesinin mümkün olmadığı, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanık …’in ikrarı, sanık …’in tevil yollu ikrarı, Olay Yeri İnceleme Raporu, Araştırma Tutanağı, Görüntü İzleme Tutanağı, Yer Gösterme Tutanağı, Olay Yakalama Tutanağı, Oto Arama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı, dosya içerisine eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık …’in aşamalardaki tüm beyanlarında, suç tarihinden önce keşif için Alanya’ya sanık …’in gayriresmi eşine ait araçla … de yanlarında olacak şekilde geldiklerini, suç tarihinde de bu araca suçta kullanacakları malzemeleri yüklediklerini, sanık …’in araçla Alanya’ya malzemelerle gittiğini, dosyası tefrik edilen …ile kendisinin de otobüsle suça konu Alanya’ya geldiklerini, burada … ile buluştuklarını, …’in kendisini dedikleri yere bırakıp başka yere gittiğini, işleri bittikten sonra tekrar gelip onları aldığını beyan etmesi, sanık …’in de bunu doğrulaması karşısında, sanığın suçunun sabit olduğuna dair Mahkemenin kabulünde isabetsizlik bulunmamış, suça konu olayda kullanıldığı belirlenen aracın olaydan bir gün sonrasında seyir hâlinde görülmesi üzerine durdurularak, alınan arama kararı üzerine araçta yapılan arama sonucunda çalınan paranın bir kısmının ele geçirilip şikâyetçiye iade edilmesinde sanıklar tarafından gerçekleştirilmiş herhangi bir rızaî iade bulunmamakla birlikte, şikâyetçinin kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde parasının bir kısmının iade edilmediğini ve olay nedeniyle duvar ve kasada meydana gelen zararının da giderilmediğini beyan etmesi üzerine sanık … tarafından zararın giderildiğine dair dosyaya dekont sunulduğu, şikâyetçinin de sanıklar hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiğine dair dilekçe sunduğunun anlaşılması karşısında gerçekleşen kısmî iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinden sadece kısmî iadede bulunan sanık … yararlanabileceğinden ve kurulan hükümlerde Mahkemece lehe hükümlerin yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından sanık ve müdafiinin bu yöndeki temyiz itirazları da yerinde görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Suça konu olayda kullanıldığı belirlenen aracın olaydan bir gün sonrasında seyir hâlinde görülmesi üzerine durdurularak, alınan arama kararı üzerine araçta yapılan arama sonucunda çalınan paranın bir kısmının ele geçirilip şikâyetçiye iade edilmesinde sanıklar tarafından gerçekleştirilmiş herhangi bir rızaî iade bulunmamakla birlikte, şikâyetçinin kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde parasının bir kısmının iade edilmediğini ve olay nedeniyle duvar ve kasada meydana gelen zararının da giderilmediğini beyan etmesi üzerine sanık … tarafından zararın giderildiğine dair dosyaya dekont sunulduğu, şikâyetçinin de sanıklar hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiğine dair dilekçe sunduğunun anlaşılması karşısında kovuşturma aşamasında gerçekleşen kısmî iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği şikâyetçiden sorulmadan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesinin uygulanması ve hırsızlık suçundan hüküm kurulurken aynı Kanun’un 142/2-h, 143/1. maddesi uyarınca hükmolunan 7 yıl 15 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 168/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 3 yıl 13 ay 15 gün yerine 3 yıl 9 ay hapis cezası olarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 3. fıkrasındaki “İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlünün koşullu salıverilmeyeceğine” ilişkin hükmün uygulanabilmesi için; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulandıktan sonra tekrar suç işleyerek ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği, sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/1283 Esas, 2002/1103 Karar sayılı ilâmında sanık hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/2. maddesi uyarınca uygulama yapıldığı ve 5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesinde öngörülen düzenlemenin infaz aşamasını ilgilendirdiği gözetildiğinde, hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58/7. maddesi gereğince “Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi gerekirken, ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Alanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/240 Esas, 2016/349 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Alanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/240 Esas, 2016/349 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkralarındaki 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkarılarak yerlerine “Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2001/1283 Esas, 2002/1103 Karar sayılı kararı gözetilerek sanık hakkında aynı Kanun’un 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesine karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.