Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/10839 E. 2023/4747 K. 25.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10839
KARAR NO : 2023/4747
KARAR TARİHİ : 25.09.2023


MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/191 E., 2016/469 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade, onama, bozma

A. Sanık … Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/191 Esas, 2016/469 Karar sayılı kararının sanık … tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, aynı Kanun’un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanığın dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline istem gibi İADESİNE,
B. Sanık … ve Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/191 Esas, 2016/469 Karar sayılı kararının sanık … ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
14.04.2011 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dâhil adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, sanık … ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE,
C. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık Suçundan, Sanık … ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan, Sanık … Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Anamur Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2015 tarihli ve 2015/424 Esas numaralı iddianamesi ile sanık … hakkında, katılana ait iş yerinden motosiklet çalması şeklinde eylemi nedeniyle hırsızlık, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143, 151/1, 116/1-4, 53, 63, 54. maddeleri gereğince cezalandırılmasına; sanık … hakkında aynı eylem nedeniyle hırsızlık, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 39/1-2-c maddesi delaletiyle 141/1, 143, 151/1, 116/1-4, 53, 63, 54. maddeleri gereğince cezalandırılmasına; ayrıca sanık … hakkında olaya müdahale etmek isteyen polis ekiplerine bıçak göstererek tehditte bulunması eylemi nedeniyle 265/1-4, 43, 53, 54. maddeleri gereğince cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuk hakkında ise katılana ait iş yerinden motosiklet çalması şeklinde eylemi nedeniyle hırsızlık, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143, 151/1, 116/1-4, 31/3, 39/2-c. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2.Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/191 Esas, 2016/469 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık … hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 62, 116/4, 62, 151/1, 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 5 yıl 15 ay, 10 ay ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 58. maddesi gereği cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Sanık … hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 39/1-2-c, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına,
c. Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 39/1-2-c, 31/3, 62, 116/4, 39/1-2-c, 31/3, 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 1 yıl 13 ay ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … dilekçesinde sadece hükmü temyiz ettiğini ifade etmiştir. Sanık …’ın temyiz istemi, verilen kararın somut delillere dayanmadığına, suç işleme kastı olmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemi, eksik inceleme neticesinde karar verildiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın 16.03.2015 günü iş yerini kilitleyerek evine geçtiği, akşam saat 19.53’de, katılanın bir akrabasının kendisini arayarak, iş yerinde bulunan motosikletin yolda bir şahıs tarafından iteklendiğini gördüğünü haber verdiği, katılanın polise ihbarda bulunduğu, olay yerine intikal eden polis ekiplerinin, iki kişi tarafından kullanılan motosiklete bağlı olan suça konu motosikletin üstünde de bir kişi olduğu hâlde çekilerek götürüldüğünü tespit ettikleri, hemen müdahale edilerek sanıklar … ile … ve suça sürüklenen çocuk …’ın yakalandıkları, iş yerinde yapılan incelemede, tellerin kesilerek, suça konu motosikletin dışarı çıkarıldığının anlaşıldığı, sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun aşamalarda tevilli olarak suçlamaları kabul ettikleri ve üzerlerine atılı suçları işlediklerinin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan da dava açıldığı hâlde, bu suçtan dolayı karar verilmediği belirlenmiş olmakla, zamanaşımı süresi içerisinde görevi yaptırmamak için direnme suçundan karar verilmesi mümkün görülmüş, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hüküm kurulurken, gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının “iş yeri dokunulmazlığının ihlâli” yerine “konut dokunulmazlığının ihlâli” olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş, adlî emanetin 2015/169 sırasına kayıtlı eşyaların müsaderesi konusunda karar verilmemiş ise de; zamanaşımı süresince karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun kullandığı motosiklet ile sanık …’yi, olayın meydana geldiği otopark önüne bıraktığı ve devamında da sanık … tarafından otopark dışına çıkarılan motosikleti bir başka motosiklete bağlayarak götürdüğü, oluşa ve tüm dosya kapsamına göre hırsızlık eylemine doğrudan iştirak ettiği anlaşılmakla, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 37. maddesi delaletiyle hüküm kurulması gerekirken, hırsızlık suçundan kurulan hükümde aynı Kanun’un 39/1. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında eksik ceza tayini; kabule göre de; suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 39/1-2-c ve 31/3. maddeleri uyarınca tayin edilen 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B.Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçundan, Sanık … Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle hırsızlık suçu ve ayrıca sanık … yönünden savunmanın bölünmezliği ilkesi gereğince bu suç ile birlikte işlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları bakımından sanıkların savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Suça sürüklenen çocuğun kullandığı motosiklet ile sanık …’yi, olayın meydana geldiği otopark önüne bıraktığı ve devamında da sanık … tarafından otopark dışına çıkarılan motosikleti bir başka motosiklete bağlayarak götürdüğü, oluşa ve tüm dosya kapsamına göre hırsızlık eylemine doğrudan iştirak ettiği anlaşılmakla, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 37. maddesi delaletiyle hüküm kurulması gerekirken, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde aynı Kanun’un 39/1. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında eksik ceza tayini,
2. İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
3.Kabule göre de; daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesi gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi nedeniyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/191 Esas, 2016/469 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
B.Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçundan, Sanık … Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından, Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/191 Esas, 2016/469 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, sanık … hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulup başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin ve suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından kurulacak hükümde atıfet hükümleri de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.