Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/10895 E. 2023/4449 K. 14.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10895
KARAR NO : 2023/4449
KARAR TARİHİ : 14.09.2023


MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/1415 E., 2016/200 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümleri, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2013 tarihli ve 2013/13809 Esas No.lu iddianamesiyle sanıklar hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 151/1, 53. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2-Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2016 tarihli ve 2013/1415 Esas, 2016/200 Karar sayılı kararı ile sanıkların ayrı ayrı hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e, 143, 145, 142/1-e, 143, 142/1-e, 143, 53, 3 kez 151/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca sırasıyla 1 yıl 2 ay, 2 yıl 4 ay, 2 yıl 4 ay, her iki sanık hakkında ayrı ayrı 3 kez 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz sebebi, hükmü temyiz etme taleplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda soruşturma evrakındaki beyan ve tutanaklar, sanıkların aşamalardaki savunmaları, şikâyetçi ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilerek, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek olay tarihinde beraberlerindeki araç ile gece sayılan zaman diliminde şikâyetçilerin araçlarının bulunduğu cadde üzerine geldikleri, beraberlerindeki düzenek yardımı ile şikâyetçilerin araçlarına ait mazot depolarının kapaklarını kırdıkları, daha sonra hortum vasıtası ile her üç şikâyetçinin de aracından ayrı ayrı mazot çalıp bidonlara doldurdukları, bunu bir yere götürüp sattıkları sonra tekrar şikâyetçilerin araçlarının yanına geldikleri, yine her üç şikâyetçinin aracından hortum vasıtası ile mazot çekmek istedikleri bunu yaparken devriye görevi yapan polis ekiplerini görüp kaçtıkları, ancak daha sonra yakalandıkları, yakalandıklarında üzerlerinin yoğun şekilde mazot koktuğu, bunu yakıt aldıkları şeklinde açıklamış iseler de, nereden aldıklarını da gösteremedikleri, böylece Yerel Mahkemece sanıkların her üç şikâyetçiye karşı fikir ve eylem birliği içinde gece sayılan zaman diliminde hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını işledikleri kabul edilmiş ve mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
2.Sanıkların suçlamayı inkâr ettikleri anlaşılmıştır.
3. Şikâyetçilerin aşamalarda beyanlarının alındığı tespit olunmuştur.
4. Olay Yeri İnceleme Raporu, 30.10.2013 tarihli tutanak dosya arasına alınmıştır.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında ve iddianamede suç tarihinin 30.10.2013 yerine 29.10.2013 şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, olay yeri inceleme raporuna göre, araçların depo kapaklarının kırılarak açılmış olduklarının tespit edilmesi karşısında; eylemlerin 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, her iki bentte öngörülen cezaların aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2016 tarihli ve 2013/1415 Esas, 2016/200 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.