Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/10952 E. 2021/16932 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10952
KARAR NO : 2021/16932
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık hakkında 16.11.2009 ve 26.12.2009 tarihlerinde sözleşmesi iptal olmasına rağmen spiral boru ile abonesiz ve sayaçsız su kullanmaktan kaçak su tespit tutanağı düzenlenip, 59.88 TL ve 99.79 TL su bedeli çıkartılan ve dosya içerisinde bulunan başka kişilerin kullanımına ilişkin faturaların tarihlerinin de suça konu tutanak tarihlerini kapsamadığı olayda, sanığın 28.04.2016 tarihli duruşmada suça konu konuttan 2007 ya da 2008 yılında ayrıldığını, akabinde ise buranın iş yeri olarak kullanılmaya devam ettiğini, hatta yine de borcunu ödemek için İSKİ’ye gittiğinde kendisine borcunun olmadığının söylendiğini savunması karşısında, sanığın savunmasının araştırılarak gerekirse kolluk vasıtasıyla kaçak su tutanaklarının düzenlendiği tarihlerde suça konu yerin konut mu yoksa iş yeri olarak mı ve kim tarafından kullanıldığı araştırılıp sonucuna göre, kaçak su tespit tutanağının düzenlendiği tarihte konutta ya da işyerinde sanığın bulunduğunun tespit edilmesi halinde, kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesi veya sayaca müdahale edilmesi mümkün olduğu da dikkate alındığında, faydalanma kastının bulunup bulunmadığı yönünden, sanığın konutu ya da işyerini ve suça konu sayacı hangi tarihten beri kullandığı araştırılıp, tespit edildikten sonra konut ya da işyerindeki kurulu güç ve kullanım süresine göre suç tarihine kadar sarf edilmesi gereken su miktarının tutanakta belirtilen sayaç endeksi ile uyumlu olup olmadığı ve suça konu sayaca müdahale olup olmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Alınacak bilirkişi raporu ile sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyerek karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti halinde; 02.07.2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanıp 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/1 ve 2. fıkraları gereğince kurum zararının yürürlük tarihinden itibaren 6 aylık sürede ödenmesine imkan sağlayabilmek için, mahkemelerce dosyaların elinde olmaması, gerçek zararın usulünce belirlenememiş olması gibi sebeplerle hak kaybına yol açmamak amacıyla CGK’nun 15/03/2016 tarih, 2014/13-409 Esas ve 2016/124 Karar sayılı, 07/11/2017 tarih, 2017/17-968 Esas ve 2017/460 Karar sayılı, 21/11/2017 tarih, 2017/13-387 Esas ve 2017/489 Karar sayılı, 13/12/2018 tarih, 2017/388 Esas ve 2018/36 Karar sayılı kararları ile de kabul edildiği üzere bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup, mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip verilecek makul sürede ödenmesi halinde suç tarihine göre ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceği ihtar edilip makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 18.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.