YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1098
KARAR NO : 2021/9074
KARAR TARİHİ : 27.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …SUÇ : İş yeri dokunulmazlığını bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümlere yönelik lehe olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerde uygulama maddesinin TCK’nın 116/2-4 yerine TCK’nın 116/1-4 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının Sanık … hakkında uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan hükmolunan ve uzun süreli olan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmeyen ve TCK’nın 51/1 maddesinin (a) bendine göre tayin olunan cezanın ertelenmesine yasal engel bulunmadığı belirlenen sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında, ertelemeye yer olmadığına karar verilirken “sanığın ve suça sürüklenen çocuğun suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığını” irdeleyen yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, ” sanık ve suça sürüklenen çocuğun suç işledikten sonra yargılama sürecinde çok sayıda suça ilişkin mahkumiyleri oluştuğu anlaşılmakla, yargılama sürecinde pişmanlık göstermeyen ve bu nedenle bir daha suç işlemeyeceği konusunda mahkememizce olumlu kaanate varılmayan sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına, şeklindeki yetersiz gerekçeyle işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerde ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
3) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu, ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden, suç tarihi itibariyle adli sicil kaydına göre engel sabıkası olmadığı anlaşılan sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “suçun işlendiği tarihte sanığın ve suça sürüklenen çocuğun sabıka kaydı bulunmadığı anlaşılsa dahi suç tarihinden sonra yargılama sürecinde çok sayıda suça ilişkin mahkumiyetleri oluştuğu anlaşılmakla, sanığın ve suça sürüklenen çocuğun suça meyilli kişiliği nedeniyle bir daha suç işlemeyecekleri konusunda mahkememizce olumlu kaanate varılmadığından taktiren sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” şeklindeki yetersiz gerekçeyle işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 27/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.