Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/11523 E. 2021/17993 K. 28.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11523
KARAR NO : 2021/17993
KARAR TARİHİ : 28.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
03/08/2016 tarihli ek kararın tebliği tarihinde cezaevinde olan sanığa, ek kararın bizzat okunup anlatılarak tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, 05/08/2016 tarihinde “okumak/almak” şeklinde tebliğ edildiği, tebligatın 5271 sayılı CMK’nın 35/3. maddesinde öngörülen usule uygun olmayıp geçersiz olduğu anlaşıldığından 08/09/2016 tarihli ek kararın temyizine ilişkin talebinin süresinde olduğu ve yine asıl hüküm yokluğunda verilen sanığa gerekçeli kararın tebliği yönünden önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebliğ yapılması gerekirken, yokluğunda verilen kararın sanığın bilinen son adresi ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine doğrudan “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarıldığı ve babasına tebliğ edildiği, ancak doğrudan MERNİS adresine yapılan tebliğ işleminin usule aykırı olmasından dolayı, sanığın 29/07/2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek ve mahkemenin 03/08/2016 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
1- 5271 sayılı CMK’nun 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı TCK’ nun 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın yakalama emri üzerine de olsa istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.