YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11747
KARAR NO : 2021/12165
KARAR TARİHİ : 15.06.2021
Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 29, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 22/01/2020 tarihli ve 2019/208 Esas, 2020/33 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/02/2021 gün ve 20385-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/03/2021 gün ve 2021/29375 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 29, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 22/01/2020 tarihli ve 2019/208 esas, 2020/33 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,
1-Kayden 27/06/2003 doğumlu olup, suçun işlendiği 31/03/2019 tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim uygulanmamasında,
2-Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 16/09/2019 tarihli ve 2019/9479 Esas, 2019/12561 karar sayılı ilâmı ile “…Suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanunu’nun 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulmasında…” şeklindeki açıklamalara nazaran, suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçuna ilişkin olarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmaması veya aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda belirtilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Kayden 27/06/2003 doğumlu olup, suçun işlendiği 31/03/2019 tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim uygulanmaması,
2-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (…) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.01.2020 tarihli ve 2019/208 Esas ve 2020/33 Karar sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 15/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.