YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11800
KARAR NO : 2021/14829
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
Mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İSTANBUL ANADOLU 6. Çocuk Mahkemesinin 28/02/2013 tarihli ve 2013/99 esas, 2013/51 sayılı kararının itiraz edilmeden 01/04/2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 27/04/2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 1.320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesinin 03/07/2020 tarihli ve 2020/267 esas, 2020/308 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/03/2021 gün ve 94660652-105-34-18588-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/03/2021 gün ve 2021/35743 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya aslının, sanığın nitelikli hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçları yöünden istinaf incelemesi için Bölge Adliye Mahkemesinde olması sebebiyle onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, somut olayda suça sürüklenen çocuk hakkındaki İstanbul Anadolu 6. Çocuk Mahkemesinin 28/02/2013 tarihli kararının itiraz edilmeksizin 01/04/2013 tarihinde kesinleştiği, ihbara konu İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/04/2015 tarihli ve 2014/231 esas, 2015/270 sayılı kararına konu ikinci suçun ise 27/04/2014 tarihinde işlendiği ve bu kararın 06/01/2020 tarihinde kesinleştiği,
5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun 8 yıllık olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu, ancak 5237 sayılı Kanun’un 66/1 ve 66/2. maddelerine göre suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle olağan dava zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay olarak dikkate alınması gerektiği nazara alındığında; suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında 16/11/2011 tarihinde alınan savunması ile son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01/04/2013 ile yeni suçun işlendiği 27/04/2014 tarihleri arasında durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı 03/07/2020 tarihine kadar kesintisiz işleyerek tamamlanmış olduğu anlaşıldığından, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma; kesinleşmiş hakimlik veya mahkeme kararlarına karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Bu yasa yolu ile kanunların aynı (tek) biçimde uygulanması, Yargıtay denetiminden geçmeksizin kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Bu manada kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde ki hukuka aykırılıkların denetlenebilmesi bakımından dosyadaki evrakların eksiksiz bir şekilde olmasının gerekmesi nedeniyle dosyada olmayan soruşturma ve tebligat evrakları ile suça sürüklenen çocuk veya müdafinin istinaf dilekçesinin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulmasından sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 22/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.