Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/12235 E. 2021/13049 K. 28.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12235
KARAR NO : 2021/13049
KARAR TARİHİ : 28.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’ın 30.09.2015 tarihinde firar ettiğinin bildirilmesi nedeniyle sanığa ceza infaz kurumunda tebligat yapılamadığı, sanığın yokluğunda verilen kararın sanığın MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesi uyarınca 26/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, bunun üzerine sanığın 26/02/2018 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunduğu, akabinde Mahkemenin 07/03/2018 tarihli ek kararıyla talebin reddine karar verildiği anlaşılmakla, eski hale getirme isteği hakkında karar verme yetkisinin, 5271 sayılı CMK’nın 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olduğundan Mahkemenin 07/03/2018 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olması sebebiyle ek karar kaldırılarak, sanığın MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliğinin geçersiz olması nedeniyle, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
2-5271 sayılı CMK’nun 324. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında yargılama giderlerinin neleri kapsayacağının, kimin tarafından belirleneceğinin, kime ve nasıl yükletileceğinin düzenlendiği, buna göre iştirak halinde her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranın belirlenerek karar verilmesi gerekirken yargılama giderleri ile ilgili infazda tereddüde yol açacak şekilde sanıklardan eşit olarak tahsiline hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, yukarıda anılan değişiklik sebebiyle; “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların” hükümden çıkartılması ile yerine “5237 Sayılı TCK’nın 53. Maddesinin, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin T.C. Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ve 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklik gözetilmek suretiyle uygulanmasına” ibaresi eklenmek, hükümden yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine “Sanıkların birlikte sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden payları oranında, şahsen sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ise ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına, sanıkların payına düşen miktarın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan daha az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.