YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12455
KARAR NO : 2021/17468
KARAR TARİHİ : 25.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gölköy Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2010 günlü ve 2008/103 E., 2010/69 K. sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararda denetim süresinin 5 yıl olarak öngörüldüğü, ancak suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlarda, 5395 sayılı Kanun’un, 06/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’la değişik 23. maddesine göre denetim süresinin 3 yıl olduğunun gözetilmediği; kararın 20.07.2010 tarihinde kesinleşmesinden sonra 26.01.2015 tarihinde kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının yeniden ele alınması için mahkemesine ihbarda bulunulduğu, fakat yeni işlenen suçun, üç yıllık denetim süresinden sonra işlendiği ve koşullarının oluşmaması nedeniyle hükmün açıklanamayacağı; suça sürüklenen çocuğun güncel adli sicil kaydına bakıldığında 3 yıllık denetim süresi içerisinde 27.03.2013 tarihinde işlediği Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 2016/1 Esas, 2016/352 Karar sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 107/2-1 maddesinde tanımlanan şantaj suçuna ait olduğu ve açıklanması geri bırakılan kararın açıklanma koşulları oluştuğundan, hükmün açıklanmasını gerektirmeyen karar nedeniyle hükmün açıklanmış olması sonuca etkili görülmemiş ve 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.07.2010 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 27.03.2013 günü yeniden işlemeye başladığı, suç tarihinde 12-15 yaş gurubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 116/2-4, 119/1-c ve 31/2 maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarında, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâllerinin de aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık olağan ve 10 yıl 15 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla tebliğnamenin bu yöndeki düşme düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi karşısında, suçun geceleyin işlenmesi nedeniyle TCK’nın 143. maddesi uyarınca cezanın, üst sınır olan 1/3 oranında arttırılmasına karar verilirken yasal ve yeterli bir gerekçe gösterilmemesi,
2. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.