Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/1388 E. 2021/6164 K. 23.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1388
KARAR NO : 2021/6164
KARAR TARİHİ : 23.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemenin 09.02.2010 tarihli 2009/350 E 2010/248 K sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın 24.05.2010 tarihinde kesinleşmesinin ardından denetim süresi içinde suça sürüklenen çocuğun 19.06.2011 tarihinde hırsızlık suçunu işlediği ve bu suçtan yapılan kovuşturma sonucunda Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2013 tarihli 2012/291 E 2013/228 K sayılı kararıyla TCK’nın 141/1, 168/1, 62 maddeleri gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu cezanın ertelendiği, akabinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için ihbarda bulunulması sonucu önceki hükmün açıklandığı anlaşılmakla, hükmün açıklanmasına esas alınan mahkumiyetin karar tarihinden sonra CMK’nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile uzlaştırma kapsamına alındığı ve henüz uzlaşma işlemlerinin yapılmadığı, suça sürüklenen çocuğun güncel adli sicil kaydının incelenmesinde deneme süresi içinde 19.02.2011 tarihinde işlediği TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suça istinaden Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2012 tarih 2011/539 E 2012/1131 K sayılı 19.11.2014 tarihinde kesinleşen ilamı nedeniyle hükmün açıklanması koşulları oluştuğundan, hükmün açıklanmasını gerektirmeyen karar nedeniyle hükmün açıklanmış olması sonuca etkili görülmeyerek; suça sürüklenen çocuk ile müdafiinin yokluğundan verilen kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi gereğince müdafiilik görevi süren ve suça sürüklenen çocuğa kovuşturma aşamasında atanan müdafii Av. … yerine, suça sürüklenen çocuğa soruşturma aşamasında atanan Av. …’e tebliğ edilmesinin usûle aykırı olması sebebiyle, Dairemizin 09.09.2020 tarihli gönderme kararı üzerine gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa kovuşturma aşamasında atanan müdafii Av. …’e tebliği sonrasında suça sürüklenen çocuk müdafii Av. …’in kanuni süre içerisinde temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Suça sürüklenen çocuğa soruşturma aşamasında atanan müdafii Av. …’ün temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmü temyize yetkisi bulunmayan müdafii Av. …’ün 09.12.2015 tarihli temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Suça sürüklenen çocuğa kovuşturma aşamasında atanan müdafii Av. …’in temyiz isteminin incelenmesinde;
a) Suça sürüklenen çocuğa CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca müdafii atandığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesine göre, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği halde, hükmün açıklanması için yapılan yargılamada suça sürüklenen çocuğa soruşturma aşamasında atanan Av. …’e duruşma günü için tebligat çıkartıldığı, suça sürüklenen çocuğa kovuşturma aşamasında atanan müdafii Av. …’e duruşma gününün tebliğ edilmeyerek ve hükmün açıklandığı 13.11.2015 tarihli duruşmada yokluğunda hüküm açıklanarak suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması,
b) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.