Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/14340 E. 2021/16512 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14340
KARAR NO : 2021/16512
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dairemizce de kabul edilerek uygulanan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/01/2007 tarih ve 2007/3-9 Esas, 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK’nın 232/6 ve 34/2. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesine göre kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şekli kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yüzüne karşı verilen hükümde “kararın sanığa cezaevi aracılığıyla tebliğine ve sanığın yasa yollarına başvuruş süresinin tebliğden itibaren başlayacağı” sanığa ihtar edildikten sonra “segbis yoluyla sanığın yüzüne karşı hükmün yüze karşı verilmesi halinde tefhim, yoklukta verilmesi halinde tebliğinden itibaren” başlayacağı belirtilmek suretiyle yanılgıya sebebiyet verildiğinden; 10.05.2016 tarihinde tefhim edilen kararı, yasal bir haftalık süreden sonra, kararın 18.05.2016 tarihinde kendisine tebliği üzerine 20.05.2016 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olsa da aynı maddesinin 8. fıkrasındaki “Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz” şeklindeki düzenleme gereğince sanığın atılı suçu basit yargılama usulü kapsamında olmayan ve yargılaması ayrı yürütülmüş olan hırsızlık suçu ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması mümkün olmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; dosya kapsamına göre, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığa verilen cezada TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesine göre, anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın, kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 12.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.