YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14709
KARAR NO : 2021/15052
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
Mala zarar verme suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 168/1 ve 52/1. maddeleri gereğince 800,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli ve 2018/17 esas, 2018/842 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlü müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/12/2019 tarihli ve 2018/17 esas, 2018/842 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/03/2021 gün ve 94660652-105-48-1214-2020- Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/04/2021 gün ve 2021/45836 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesinde ki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda mahkûmiyet hükmünü veren hâkim olarak bulunan Yusuf Kozak’ın (179269), yargılamanın yenilenmesi talebi hakkında karar veremeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Sanık … hakkında, Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli ve 2018/17 esas, 2018/842 sayılı kararı ile hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyet kararları verildiği, mala zarar verme suçundan verilen hükmün kesin nitelikte olduğu, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 16/09/2019 tarihli ve 2019/153 esas, 2019/1563 sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçunu işlediği sabit olmadığından beraat kararı verildiği, bu beraat kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği; ardından sanık müdafii tarafından dosyaya sunulan 17/11/2019 tarihli dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/12/2019 tarihli ve 2018/17 esas, 2018/842 sayılı ek kararı ile yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de, “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” şeklindeki 5271 sayılı CMK’nın 311/1-e maddesi uyarınca kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği nazara alınarak yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılamanın yenilenmesi yolu, ancak sınırlı hallerde kabul edilmiş olağanüstü bir kanun yoludur. 5271 sayılı CMK’nın 311 ile 323. maddelerinde düzenlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi istemi, ilk hükmü veren mahkemeye sunulur (CMK’nın 318/1. maddesi). Bu mahkeme, öncelikle istemin kabul edilebilir olup olmadığını inceleyerek bir karar verir. Bu inceleme dosya üzerinden yapılır. 5271 sayılı CMK’nın 23/3. maddesine göre yargılamanın yenilenmesi halinde, yargılamada görevli hakim, aynı işte görev alamaz. Bu halde hakim, uyuşmazlık hakkında daha önceden görüşünü bildirmiştir. Yargılama süresince görüşünü bildirmiş olan bir hakimin, yargılamanın yenilenmesi aşamasında görev yapması, hakimin tarafsızlığı ilkesi ile bağdaşmaz. Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilir olup olmadığına ilişkin kararın, aynı mahkemece, fakat asıl kararı veren hakim dışındaki hakim tarafından verilmesi gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli ve 2018/17 Esas – 2018/842 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet kararları verildiği, bu mahkumiyet kararlarını veren hakimin Yusuf Kozak (179269) olduğu, mala zarar verme suçundan verilen hükmün kesin nitelikte olduğu, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 16/09/2019 tarihli ve 2019/153 Esas, 2019/1563 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçunu işlediği sabit olmadığından beraat kararı verildiği, bu beraat kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği; ardından sanık müdafii Av. … tarafından dosyaya sunulan 17.11.2019 tarihli dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/12/2019 tarihli ve 2018/17 Esas – 2018/842 Karar sayılı ek kararı ile yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği, ret kararı veren mahkeme hakiminin de Yusuf Kozak (179269) olduğu ve bu kararın da itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla; asıl kararı veren hakim Yusuf Kozak’ın, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine de karar vermesinin 5271 sayılı CMK’nın 23/3. maddesine aykırılık oluşturması ve ayrıca “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” şeklindeki 5271 sayılı CMK’nın 311/1-e maddesi uyarınca kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun(sanığın hırsızlık suçundan almış olduğu mahkumiyet hükmünün istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince verilen beraat kararının) ancak 5271 sayılı CMK’nın 311/1-e maddesi uyarınca yargılanmanın yenilenmesi sebebi olabileceği, kanun yararına bozma gerekçesi yapılamayacağı, zira delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden söz edilerek kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağının bulunmadığı hususları gözetilerek yargılamanın yenilenmesi talebinin asıl kararı veren hakim dışındaki başka bir hakim tarafından kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (FETHİYE) 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 16/12/2019 tarihli ve 2018/17 Esas – 2018/842 Karar sayılı ek kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 27/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.