Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/14715 E. 2021/14834 K. 22.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14715
KARAR NO : 2021/14834
KARAR TARİHİ : 22.09.2021

Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 31/3, 62, 116/2, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 83 gün hapis ve 5 ay 50 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/01/2015 tarihli ve 2013/652 esas, 2015/62 sayılı kararının 27/03/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 26/06/2017 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 31/3, 143, 62, 116/2, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 83 gün hapis ve 6 ay 20 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2019 tarihli ve 2018/402 esas, 2019/63 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/04/2021 gün ve 3068-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/04/2021 gün ve 2021/47468 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1-… 1. Asliye Ceza Mahkemesince suça surüklenen çocuk … hakkında verilen gerekçeli kararda, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olduğu, bu itibarla sonuç ceza hesaplanırken anılan Kanun’un 31/2. maddesi uyarınca 1/2 indirim oranının uygulanması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş aralığında olduğu belirtilerek anılan Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 indirim oranı uygulanmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayininde,
2-Suça sürüklenen çocuğun diğer suça sürüklenen çocuk … ile birlikte müştekiye ait iş yerine girerek toplam 700,00 Türk lirası değerinde sucuk, dondurma, tüp, bozuk para gibi eşyaları çaldıkları, aynı gün ellerinde çuval ile birlikte devriye görevlilerine yakalandıklarında suça konu eşyaları çaldıkları yeri söylemek suretiyle bir kısmının müştekiye iadesini sağladıkları, müştekinin de 05/12/2013 tarihli duruşmada çalınan eşyaların bir kısmının teslim edilmediğini bildirmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/1-4. maddesi uyarınca soruşturma aşamasındaki kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığının müştekiden sorularak sonucuna göre karar verilmemesinde,
3-Suça konu eylemin iki kişi tarafından gerçekleştirildiğinin tespiti karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 119/1-c maddesinin uygulanmasını gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen 17/01/2019 tarihli ve 2018/402 E.- 2019/63 K. sayılı mahkûmiyet hükmü ile ilgili olarak verilen kararın kanun yararına bozma yasa yoluna geldiği ve Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesince, 15.10.2020 tarihli ve 2020/6934 E. – 2020/9488 K. sayılı ilamı ile gelen talep dışında başka kanun yararına bozma sebeplerin de tespit edilmesi nedeniyle bu sebepler hakkında da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verildiği ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 03.11.2020 tarihli ve 245 sayılı kararıyla 13. Ceza Dairesinin kapatılarak dosyalarının Yüksek 6. Ceza Dairesine devredilmesi nedeniyle kanun yararına bozma yasa yoluna gelen mahkûmiyet hükmünü inceleme görevi 6. Ceza Dairesine ait olduğundan dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın Yüksek 6. Ceza Dairesine gönderilmesine, 22/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.