YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14727
KARAR NO : 2021/15528
KARAR TARİHİ : 29.09.2021
Mala zarar verme suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01/10/2020 tarihli ve 2018/55620 soruşturma, 2020/9094 esas, 2020/6355 sayılı iddianamenin iadesine dair Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2020 tarihli ve 2020/343 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/11/2020 tarihli ve 2020/721 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08/04/2021 gün ve 18875/2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/05/2021 gün ve 2021/50657 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05/10/2017 tarihli ve 2017/18693 esas, 2017/21549 karar sayılı ilâmında, “…CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaştırma hükümleri gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması zorunlu ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/6. maddesinde “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.” şeklindeki istisnai durum karşısında, üzerine atılı hem bu tehdit suçu, hem de başka suçlar nedeniyle hakkında yakalama kararı bulunan şüpheli hakkında uzlaştırma işlemlerinin yapılabilmesi olanağının bulunmaması karşısında, mahkemece uzlaştırma işlemi için iddianamenin iadesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunması nedeniyle karara karşı yapılan itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunun anlaşılmasına göre, İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 22/06/2017 tarihli kararının kanun yararına bozma isteminin yerinde olduğu anlaşılmaktadır…” şeklinde açıklandığı üzere,
Her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaştırma hükümleri gereğince şüphelinin üzerine atılı suçtan dolayı uzlaştırma işlemlerinin yapılması zorunlu ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/6. maddesinde “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.” şeklindeki istisnai durum karşısında, soruşturma dosyasında yer alan ve kollukça tespit edilen adresinden şüpheliye ulaşılamadığı, isnat edilen suçtan şüpheli hakkında Konya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/08/2019 tarihli ve 2019/3463 değişik iş sayılı kararıyla yakalama emri düzenlendiği ve bu nedenle şüpheli hakkında uzlaştırma işlemlerinin yapılabilmesi olanağının bulunmaması karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Soruşturma konusu suçun dosya kapsamına göre TCK 151/1. maddesine uyduğu ve bu nedenle uzlaşma kapsamında olduğu, kamu davası açılması içinde yeterli şüphenin bulunduğu olayda bu aşamada Cumhuriyet savcısının soruşturma dosyasını CMK 253/4. maddesinin 1. cümlesi gereği uzlaştırma bürosuna göndermesi, büroca gereğine tevessül edilmesi, bu işlemler sırasında uzlaştırma bürosunca 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.” ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7/12. maddesinde yer alan, “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez.” şeklinde belirtilen çerçevede mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanuni temsilcisine ulaşılamaması halinde bu hususları tespit ile dosyayı ilgili Cumhuriyet savcısına iadesi, Cumhuriyet savcısı tarafından uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturmanın sonuçlandırılması şeklinde uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, lekelenmeme hakkını da önceleyen uzlaşma müessesesine başvurulmadan, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmeden, iddianame düzenlenmiş bulunması karşısında, iddianamenin iadesi ve bu karara ilişkin itirazın reddi kararının yerinde olduğu anlaşılmakla (KONYA) 9. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04/11/2020 tarihli ve 2020/721 Değişik İş sayılı karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 29/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.