YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14732
KARAR NO : 2021/15429
KARAR TARİHİ : 29.09.2021
Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından suça sürüklenen çocuk Nurettin Toktaş’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143/1, 116/1, 31/3 (2 kez), 52 ve 62. (2 kez) maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 16 gün hapis ve 4.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Aydın Çocuk Mahkemesinin 25/06/2014 tarihli ve 2013/387 esas, 2014/316 sayılı kararının 04/09/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 29/09/2014 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun142/1-b, 143/1, 116/1, 31/3 (2 kez), 52 ve 62. (2 kez) maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay 16 gün hapis ve 4.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Aydın Çocuk Mahkemesinin 05/01/2016 tarihli ve 2013/387 esas, 2014/316 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/04/2021 gün ve 6738/2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/05/2021 gün ve 2021/49713 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinde yer alan, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, mernis adresi belirtilmeksizin normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun’un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, somut olayda; itiraza tabi olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Aydın Çocuk Mahkemesinin 24/06/2014 tarihli kararının sanığın savunmasında bildirdiği ve aynı zamanda mernis adresi olan “Cumhuriyet Mahallesi Atatürk Bulvarı No:198 Acarlar İncirliova/Aydın” adresine, 17/07/2014 tarihinde doğrudan 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi gereğince tebliğ yapılarak kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, doğrudan mernis adresine yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması sebebiyle anılan karar kesinleşmemiş olacağından denetim süresinin de başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde işlenmiş bir suçtan da bahsedilemeyeceğinden hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun bilinen en son adresinin aynı zamanda MERNİS adresi olduğu, yokluğunda verilen Aydın Çocuk Mahkemesinin 25/06/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının suça sürüklenen çocuğun MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1 ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30 ve 31. maddelerine göre suça sürüklenen çocuğun MERNİS adresinde oturup oturmadığı veya MERNİS adresinden sürekli olarak ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmeden doğrudan aynı Kanun’un 21/2. maddesine göre işlem yapılarak tebliğ evrakının muhtara teslim edilmesi nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu ve gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun kesinleşmediği, denetim süresinin de işlemeye başlamadığı, denetim süresinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; bu kararın da yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozmaya konu yapılamayacak olması nedeniyle (AYDIN) Çocuk Mahkemesinin 05.01.2016 tarihli ve 2013/387 esas ve 2014/316 karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 29/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.