Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/14748 E. 2021/16060 K. 06.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14748
KARAR NO : 2021/16060
KARAR TARİHİ : 06.10.2021

Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143 ve 35/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziantep 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2020 tarihli ve 2020/282 esas, 2020/732 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/04/2021 gün ve 94660652-105-27-5736-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/04/2021 gün ve 2021/46817 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 29/06/2020 tarihli ve 2020/5826 esas, 2020/6444 karar sayılı ilamında “28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddelerii uyarınca … zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, sanık müdafiinin hazır bulunmadığı duruşmada sanığın savunması alınarak aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş…” şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerine temas eden hırsızlık suçundan yargılanan sanığın savunmasının, baro tarafından zorunlu müdafii atanmak suretiyle alınması gerektiği gözetilmeksizin, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.11.2016 gün, 2016/950 Esas ve 2016/436 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle yargılanan sanığa, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanmasına gerek olmadığına karar verilmesi ve 15/06/1949 gün, 1948/4 esas ve 1949/2 karar sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca “ tevhidi içtihat kararlarına dayanılarak daha önce müstekar bir surette tatbik olunan içtihatlar dairesinde muhkem kaziye teşkil etmiş olan kararlar hakkında karar tahsisi yoluna gidilemeyeceği” hükmü uyarınca kesinleşmiş kararlarda geriye yürümeyeceği ilkesi nedeniyle (GAZİANTEP) 17. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 03.12.2020 tarihli ve 2020/282 E., 2020/732 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 06/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.