YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14769
KARAR NO : 2021/16715
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
Karşılıksız yararlanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma esnasında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının mahallinde keşif yapılmasına yönelik talebinin reddine dair Düzce 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 14/10/2020 tarihli ve 2020/3158 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Düzce 2.Sulh Ceza Hakimliğinin 16/10/2020 tarihli ve 2020/3065 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/03/2021 gün ve 94660652-105-81-1859-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/04/2021 gün ve 2021/42161 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müşteki kurum vekili tarafından, şüphelinin kurumun dağıtımını yaptığı elektrik enerjisinden ana kofre çıkışından harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik enerjisi kullandığı belirtilerek şikayetçi olunması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca karşılıksız yararlanma suçundan tanzim edilen iddianamenin, yeterli içerik ve nitelikte bilirkişiden rapor alınıp, şüphelinin tüketim miktarının belirlenmesini engelleyerek karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti halinde, vergili ve cezasız zarar miktarının kamu davası açılmadan önce tazmin etmesi için şüpheliye makul bir süre tanınması gerektiğinden bahisle Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesince iade edilmesini takiben, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının bilirkişi marifetiyle olay yerinde keşif yapılmasına yönelik talebinin, Düzce 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 14/10/2020 tarihli kararı ile reddine dair karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 83/1. maddesinde yer alan, “Keşif, hâkim veya mahkeme veya naip hâkim ya da istinabe olunan hâkim veya mahkeme ile gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, kural olarak keşfin hâkim veya mahkeme tarafından yapılacağı, ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından da yapılabileceği, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 12/09/2017 tarihli ve 2016/14702 esas, 2017/9657 karar sayılı ilâmında yer alan, “Şüphelinin işyeri, konut veya
arazideki elektrik, su, doğalga z kullanımını gerektiren tüketim ihtiyacının ve kurulu gücün varsa tüketim föyleri de getirtilmek suretiyle tesbiti ile teknik açıdan bu tüketim ihtiyacı ve kurulu gücün gereği kullanım miktarının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi, bu miktarın sayaçtan geçirilerek kullanım halinde sayaç üzerindeki endeks ile de kıyaslanarak karşılıksız yararlanma suçunun kabulünü gerektirecek önemli bir farkın olup olmadığının, uğranılan vergili ve cezasız zarar miktarının tesbiti amacıyla keşif yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığı’nca CMK 83, 162 maddelerine istinaden Sulh Ceza Hâkimliği’nden talepte bulunulması gerektiğinden…” şeklindeki açıklamalara nazara alındığında, Sulh Ceza Hakimliği tarafından keşif talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca müşteki kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, şüpheliye miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı;
Dosya içerisindeki 29.11.2019 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında, “ana kofre çıkışından harici hat çekerek elektrik kullanıldığının” belirtildiği, bu kullanım şekline göre elektrik enerjisinin sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesinden dolayı suçun oluşup oluşmadığına ilişkin mahallinde bir keşif yapılarak bilirkişi raporu tanzimine lüzum bulunmadığı;
Bu açıklamalar ışığında ve somut olayda şüpheli …’in müşteki kuruma olan borcunu taksitlendirdiğini ve bir kısmını ödediğini savunması karşısında soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısınca yapılması gerekenin, şüpheli tarafından yapılmış bir ödeme varsa bunun miktarı müşteki kurumdan sorulup ödediği toplam miktarın bilirkişiye dosya üzerinden hesaplattırılacak olan müşteki kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını karşılaması durumunda şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar
verilmesi, herhangi bir ödeme yoksa veya ödeme olup da bu ödenen miktar
müşteki kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını karşılamıyorsa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair şüpheliye bildirimde bulunulması ve sonucuna göre ödeme yapılıp müşteki kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı karşılanır ise şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, ancak bu bildirimden sonra yine ödeme olmaması durumunda ise şüpheli hakkında iddianame tanzim edilmesi olduğu anlaşılmakla; keşif talebinin reddine yönelik anılan kararda ve bu karara yönelik olarak yapılan itirazın mercince reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, (DÜZCE) 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.10.2020 tarihli ve 2020/3065 Değişik İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 13/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.