Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/14781 E. 2021/16438 K. 11.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14781
KARAR NO : 2021/16438
KARAR TARİHİ : 11.10.2021

Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 143, 168/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair BATMAN 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/05/2019 tarihli ve 2019/59 esas, 2019/453 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08/03/2021 gün ve 94660652-105-72-19440-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/04/2021 gün ve 2021/42128 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 29/06/2020 tarihli ve 2020/5826 esas, 2020/6444 karar sayılı ilamında “28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddelerii uyarınca … zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, sanık müdafiinin hazır bulunmadığı duruşmada sanığın savunması alınarak aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş…” şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b ve 143. maddelerine temas eden hırsızlık suçundan yargılanan sanığa baro tarafından zorunlu müdafii atanmak suretiyle savunmasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanık …’in yokluğunda verilen 14.05.2019 tarihli karar doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkartılıp bu adreste birlikte oturduklarını beyan eden kız kardeşi … isimli şahsın imzasına 21.08.2019 tarihinde tebliğ edilerek sanık hakkında anılan kararda yer alan mahkûmiyet hükmünün kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de; sonradan dosyaya vekaletname sunan sanık müdafii Av. …’un 15.11.2019 tarihli dilekçesinin eski hale getirme ve istinaf istemlerini içerdiği, 5271 sayılı CMK’nın 42. maddesinin 1. fıkrasında, “Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün istinafı aşamasında ileri sürülen eski hale getirme istemi hakkında Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesince karar verilmesi gerektiğinden, Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin sanık müdafiinin talebinin reddine dair 18.12.2019 tarihli ek kararı hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup, anılan eski hale getirme isteminin merciince incelenmediği, ayrıca 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın savunmasında bildirdiği ve bilinen son adresi olan Cudi Mah. 3543. Sk. No:37/2 Batman adresine doğrudan MERNİS adresi olduğu belirtilerek gerekçeli karar tebliği yapıldığı anlaşılmakla; anılan sebeplerle gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan ve eski hale getirme istemi merciince incelenmediğinden hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, öncelikle sanık müdafiinin eski hale getirme istemi hakkında Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesince karar verilmesi sağlanıp usulüne uygun biçimde kesinleştirilmesinden sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup (BATMAN) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 14.05.2019 tarihli ve 2019/59 E., 2019/453 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 11/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.