YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15061
KARAR NO : 2023/5969
KARAR TARİHİ : 26.10.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/56 E., 2020/807 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e maddesi yerine 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma verilmemesi, suç tarihi itibarıyla sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların sonuca etkili görülmediği belirtilerek yukarıda eleştiri konusu yapılan hususu dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Tekerrüre esas alınan Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2010/368 Esas, 2011/191 Karar sayılı 29.04.2011 tarihinde kesinleşen mahkûmiyetine konu suçun 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde yazılı ”hırsızlık” suçuna ait olduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı, UYAP üzerinden yapılan araştırmada, anılan hüküm ile ilgili yapılan uyarlama yargılaması neticesinde 18.09.2020 tarihli ek kararla uzlaşma sonucu düşme kararı verildiği, başka da tekerrüre esas alınabilecek bir mahkûmiyet kaydı bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının nazara alınmasında zorunluluk bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/807 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkralarından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.