YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15375
KARAR NO : 2021/17218
KARAR TARİHİ : 20.10.2021
Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık ve adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçlarından suça sürüklenen çocuk …’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 142/1-e, 31/2 (2 kez) ve 62. (2 kez) maddeleri gereğince 2 defa 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2019 tarihli ve 2014/74 esas, 2019/914 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/04/2021 gün ve 94660652-105-07-19828-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/06/2021 gün ve 2021/61712 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya aslının, diğer suça sürüklenen çocuk Mustafa Dağ yönünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 2020/783 esas sayılı kararı ile bozulması sonrası kayden 2020/1100 esasına derdest olduğu anlaşılmakla onaylı dosya sureti üzerinde yapılan incelemede;
1)Suça sürüklenen çocuğun üzerine yüklenen hırsızlık suçunu 13/10/2013 tarihinde işlediği, bu tarih itibariyle 12-15 yaş gruba aralığında bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/2. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.” şeklindeki düzenleme uyarınca, suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 142/1-e maddelerine uyan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırlarına göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 4 yıllık dava zamanaşımının sanığın sorgusunun tarihi olan 13/10/2013 gününden kararın verildiği 14/11/2019 tarihine kadar geçmiş bulunduğu gözetilerek, düşme kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.
2)Dosya kapsamına göre, kayden 29/10/1998 doğumlu olan ve suçun işlendiği 13/10/2013 tarihi itibariyle 12-15 yaş aralığında bulunan, dosyada mevcut adli sicil kaydına göre de suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen 10 ay hapis cezalarının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/03/2008 tarihli ve 2008/9-7-56 ve 13/05/2008 tarihli ve 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından suça sürüklenen çocuğun haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiine yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, hükmün suça sürüklenen çocuğun kendisine de tebliğ edilmesi gerektiği nazara alınarak, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2019 tarihli gerekçeli kararının, suça sürüklenen çocuğun kendisini temsil ettiğinden haberinin olmadığı zorunlu müdafiye tebliğiyle yetinilerek suça sürüklenen çocuğa anılan gerekçeli kararın tebliği yapılmaması nedeniyle hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2019 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk …’a tebliğ edilip, usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (…) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.11.2019 tarihli ve 2014/74 Esas – 2019/914 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 20/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.