Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/15393 E. 2021/17436 K. 25.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15393
KARAR NO : 2021/17436
KARAR TARİHİ : 25.10.2021

Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h ve 62/1. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/05/2018 tarihli ve 2017/12 esas, 2018/429 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13/04/2021 gün ve 21432-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/06/2021 gün ve 2021/53162 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık olarak belirlenen eylemini cezai yaptırıma bağlayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h maddesinde hapis cezasının alt sınırının 5 yıl olarak belirlenmesi nedeniyle,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olacak şekilde, sanığın istinabe suretiyle Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesince sorgusunun yapılarak, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık …’un 05.11.2018 tarihli dilekçesinde, yokluğunda verilen karara karşı sağlık sorunlarının olmasından dolayı yedi gün içerisinde itiraz etmesi gerektiğini anlayamadığını belirttiği, yine 13.11.2018 tarihli dilekçesinde de suçsuz olduğundan bahisle esasa yönelik itirazlarını dile getirdiği, son olarak 22.11.2019 tarihli dilekçesinde ise infazının durdurulup tarafına temyiz hakkının verilmesini istediği, böylece sanığın anılan dilekçelerinin istinaf ve eski hale getirme talepleri mahiyetinde bulunduğu ve yokluğunda verilen gerekçeli karar 14.05.2018 tarihinde Samsun E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunan sanığa tebliğ edilmiş ise de kararın yasa yolu bildiriminde sanığa 5271 sayılı CMK’nın 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmediği anlaşılmakla;
5271 sayılı CMK.’nın 42. maddesinin 1. fıkrasında, “Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün istinafı aşamasında ileri sürülen eski hale getirme istemi hakkında Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesince karar verilmesi gerektiğinden, Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin sanığın istemlerinin reddine dair 06.11.2018 ve 18.11.2019 tarihli ek kararları ve 06.11.2018 tarihli ek karara yapılan itiraz üzerine Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen itirazın reddine dair 12/12/2018 tarihli ve 2018/1497 D. İş sayılı kararı hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup, anılan eski hale getirme istemlerinin merciince incelenmediği ve böylece hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle, kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, öncelikle 05.11.2018 ve 13.11.2018 tarihli eski hale getirme istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesince karar verilmesi sağlanıp hükmün usulüne uygun biçimde kesinleştirilmesinden sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup (ÇORUM) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2018 tarihli ve 2017/12 Esas – 2018/429 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 25/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.