YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15440
KARAR NO : 2021/19053
KARAR TARİHİ : 10.11.2021
Değişen suç vasfı itibariyle kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 160, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 2.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Adana 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2020 tarihli ve 2020/222 esas, 2020/430 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 06/05/2021 gün ve 1014/2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/06/2021 gün ve 2021/68953 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251. maddesinde yer alan, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” şeklindeki,
Anılan Kanun’un geçici 5. maddesinde yer alan, “(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; …c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tâbi olduğu ve atılı eyleme ilişkin yürütülen soruşturma neticesinde Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08/06/2020 tarihli, 2019/16181 soruşturma sayılı iddianamenin, 12/06/2020 tarihinde Adana 27. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmesi ile kovuşturma evresine geçildiği nazara alındığında, Mahkemesince tensiple birlikte basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda değerlendirme yapılması zorunluluğunun bulunduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın müştekinin içinde para olan cüzdanını kimin düşürdüğünü görmeden yerde bulup içindeki parayı alarak, cüzdanı teslim ettiğinin anlaşılması karşısında;
24/10/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin aynı bentte yer alan, “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38.maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. İptal kararının, CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması karar tarihinde yürürlükte olması nedeniyle, kanun yararına bozmaya konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 160. maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (ADANA) 27. Asliye Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 24.11.2020 tarihli ve 2020/222 E., 2020/430 K. sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 10/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.