YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15719
KARAR NO : 2021/20362
KARAR TARİHİ : 01.12.2021
Nitelikli hırsızlık, nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 35, 116/4, 119/1-c, 151, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 13 ay 15 gün ve 1 yıl 6 ay hapis ile 2.000,00 Türk lirası adlî para cezaları cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Orhaneli Asliye Ceza Mahkemesinin 26/04/2017 tarihli ve 2016/148 esas, 2017/97 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30/10/2019 gün ve 7994-2019 Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/11/2019 gün ve 2019/106086 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında, “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmayacağı hüküm altına alınmış ise de; sanığın belirli sürelerle denetime tabi tutulmasını öngörmesi, adli sicile işlenmese dahi kendisine mahsus bir sisteme kaydedilmesi, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra ikinci kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmesi, yine müsadere, yargılama giderleri ve bu kapsamda vekâlet ücretinin sanığa yüklenmesi bakımından hukuki etkilerinin bulunması nedenleriyle bu karar, esasında kesin bir hükmün bir kısım hukuki sonuçlarını doğurmaktadır. Bu bağlamda temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği kabul edilmelidir.” şeklinde belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların kanun yararına bozmaya konu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki redde yönelik istikrarlı savunmaları ile olay anını gösterir kamera görüntülerinde suça sürüklenen çocuğun yer aldığına dair kayıt olmaması ve bu yönde her hangi bir teşhisin de bulunmaması karşısında, söz konusu suçlara suça sürüklenen çocuğun iştirak ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde,
Kabule göre de;
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesindeki “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında suç tarihinde 18 yaşını ikmal etmemiş olan suça sürüklenen çocuğa baro tarafından zorunlu müdafii atanmasının istenmesi gerekirken, sanığın sorgusunun müdafii olmaksızın yapılıp savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde,
2-Dosya arasında bulunan nüfus kayıt örneğine göre, 18/03/1998 doğumlu olup suçun işlendiği 24/11/2014 tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde,isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk …’nın bilinen en son adresinin aynı zamanda MERNİS adresi olduğu, yokluğunda verilen Orhaneli Asliye Ceza Mahkemesinin 26/04/2017 tarihli kararının suça sürüklenen çocuğun MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1 ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30 ve 31. maddelerine göre suça sürüklenen çocuğun MERNİS adresinde oturup oturmadığı veya MERNİS adresinden sürekli olarak ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmeden doğrudan aynı Kanun’un 21/2. maddesine göre işlem yapılarak tebliğ evrakının muhtara teslim edilmesi nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu ve gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan, hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Orhaneli Asliye Ceza Mahkemesinin 26/04/2017 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk …’ya tebliğ edilip, usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (ORHANELİ) Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 26.04.2017 tarihli ve 2016/148 E., 2017/97 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 01/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.