Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/15720 E. 2021/20352 K. 01.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15720
KARAR NO : 2021/20352
KARAR TARİHİ : 01.12.2021

Hileli iflas suçundan şüpheli …hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/06/2019 tarihli ve 2018/186456 soruşturma, 2019/64433 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/08/2019 tarihli ve 2019/5249 değişik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15/01/2021 gün ve 720/2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/02/2021 gün ve 2021/11569 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, 03/10/2018 tarihli şikâyet dilekçesinde özetle, şüpheli…nun …, Bilişim Teknolojileri ve San. Tic. Ltd. Şti’nin yetkilisi olduğunun, firmalar arasındaki ticari ilişki kapsamında müşteki firmanın alacağı için şüpheli firma aleyhine İstanbul 12. İcra Müdürlüğü nezdinde 2014/33122 esas sayılı dosya ile 423.749,39 Türk liralık ilamsız icra takibine geçildiğinin, borçlu firmanın haksız bir şekilde borca itiraz etmesi nedeniyle açtıkları itirazın iptali davasının İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/388 esas sayılı dosyası ile halen derdest olduğunun, borçlu firmanın 30/12/2015 tarihinde iflasına karar verildiğinin ve İstanbul Anadolu 3. İcra ve İflas Müdürlüğü’nün 2016/3 esas sayılı iflas dosyasından işlemlerin yürütüldüğünün, ancak şüphelinin yetkilisi olduğu anılan şirketin borca batık durumda olması nedeniyle hileli iflas ettiğinin, bunun tespit edilebilmesi için borçlu firmanın ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinin iddia edildiği olayda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca şikayete konu olay ve fiillerin hukuki mahiyette ihtilaf niteliği taşıdığından bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğünün 2014/33122 esas sayılı dosyasının celb edilerek incelenmesi, müştekinin ayrıntılı ifadesinin alınması, 30/12/2015 tarihli iflas kararına konu Ticaret Mahkemesi dosyası ile verilen iflas kararının kesinleşip kesinleşmediğinin tespit edildikten sonra, müflis şüpheli şirketin tasfiye işlemlerine ait dosya içeriğinin onaylı örneklerinin veya asıllarının dosya içine alınması, şüpheli şirkete ait ticari defterler ile bunların dayanağını oluşturan muhasebe kayıtları, banka hesapları, çek hesapları, borç ilişkilerini tevsik eden sözleşmeler, faturalar, makbuzlar, sevk irsaliyeleri ile varsa elektronik kayıtların temin edilerek, dosyanın ticaret, icra ve iflas ve ceza hukuku alanında uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 161 ve 162. maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınmak suretiyle, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme yapılmak suretiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği gözetilerek, itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise aynı Kanun’un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Cumhuriyet Savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince (soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmez ise) dosya kapsamındaki deliller itibariyle itiraz incelenip kabul veya reddedilecektir.
Dosya kapsamına göre, 03/10/2018 tarihli şikâyet dilekçesinde özetle, şüpheli…nun …, Bilişim Teknolojileri ve San. Tic. Ltd. Şti’nin yetkilisi olduğu, firmalar arasındaki ticari ilişki kapsamında müşteki firmanın alacağı için şüpheli firma aleyhine İstanbul 12. İcra Müdürlüğü nezdinde 2014/33122 esas sayılı dosya ile 423.749,39 Türk liralık ilamsız icra takibine geçildiğinin, borçlu firmanın haksız bir şekilde borca itiraz etmesi nedeniyle açtıkları itirazın iptali davasının İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/388 esas sayılı dosyası ile halen derdest olduğunun, borçlu firmanın 30/12/2015 tarihinde iflasına karar verildiğinin ve İstanbul Anadolu 3. İcra ve İflas Müdürlüğü’nün 2016/3 esas sayılı iflas dosyasından işlemlerin yürütüldüğünün, ancak şüphelinin yetkilisi olduğu anılan şirketin borca batık durumda olması nedeniyle hileli iflas ettiğinin, bunun tespit edilebilmesi için borçlu firmanın ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinin iddia edildiği olayda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca şikayete konu olay ve fiillerin hukuki mahiyette ihtilaf niteliği taşıdığından bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğünün 2014/33122 esas sayılı dosyasının celb edilerek incelenmesi, müştekinin ayrıntılı ifadesinin alınması, 30/12/2015 tarihli iflas kararına konu Ticaret Mahkemesi dosyası ile verilen iflas kararının kesinleşip kesinleşmediğinin tespit edildikten sonra, müflis şüpheli şirketin tasfiye işlemlerine ait dosya içeriğinin onaylı örneklerinin veya asıllarının dosya içine alınması, şüpheli şirkete ait ticari defterler ile bunların dayanağını oluşturan muhasebe kayıtları, banka hesapları, çek hesapları, borç ilişkilerini tevsik eden sözleşmeler, faturalar, makbuzlar, sevk irsaliyeleri ile varsa elektronik kayıtların temin edilerek, dosyanın ticaret, icra ve iflas ve ceza hukuku alanında uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 161 ve 162. maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınmak suretiyle, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme yapılmak suretiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği gözetilerek, itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (İSTANBUL ANADOLU) 4. Sulh Ceza Hakimliğinden kesin olarak verilen 06/08/2019 tarihli ve 2019/5249 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 01/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.