Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/16432 E. 2021/16710 K. 13.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16432
KARAR NO : 2021/16710
KARAR TARİHİ : 13.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk …’ın müşteki …’a yönelik hırsızlık suçu için Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/05/2014 tarih, 2012/84 esas ve 2014/396 karar sayılı kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 25/06/2014 tarihinde kesinleştirildiği, mahkemenin 27/05/2014 tarihli kararıyla suça sürüklenen çocuğun diğer müşteki …’a yönelik hırsızlık eylemi için de cezalandırılmasına karar verildiği, kararın müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 15/03/2018 tarih, 2016/16156 esas ve 2018/3311 karar sayılı ilamıyla suça sürüklenen çocuğun diğer müşteki olan …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenip, bozulmasına karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10/11/2020 tarihli ve 2019/4043 E., 2020/2310 K. sayılı kararı ile; “5320 sayılı Yasa’nın 8. maddesinde “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddeleri uygulanır. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez. Yargıtay ceza daireleri ile Ceza Genel Kurulu kararlarındaki yazıma ilişkin maddi hataların düzeltilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, ilgili ceza dairesi veya Ceza Genel Kuruluna başvurabilir” dendiği, ayrıca Bölge Adliye Mahkemelerinin 20/07/2016 tarihinden itibaren verilen kararlar hakkında görevli ve yetkili olduğunun belirlendiği, dosyanın incelenmesinde, Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/84 Esas ve 2014/396 Karar sayılı dosyasında suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkumiyet hükmünün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 15/03/2018 tarih ve 2016/16156 Esas, 2018/3311 Karar sayılı ilamıyla bozma kararı verildiği, bozmaya mahkemece uyulduğu ve suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyete hükmedildiği, açıklanan durum karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında aynı eylemle ilgili olarak dosyanın Yargıtay incelemesine daha önce gönderildiği, bu nedenle dosyanın istinaf incelemesine değil, temyiz incelemesine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle;
Her ne kadar suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen hükmün istinaf incelemesine tabi olduğu gerekçesiyle dosya dairemize gönderilmiş ise de, “İSTİNAF BAŞVURUSUNUN CMK’NUN 279/1-b MADDESİ UYARINCA REDDİNE, karar kesinleştiğinde dosyanın temyiz incelemesine gönderilmek üzere Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesine iadesine,” şeklindeki kararından sonra dosyanın Yargıtaya gönderildiğinin anlaşılması karşısında;
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesinin, “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.” şeklinde düzenlendiği, suça sürüklenen çocuk … hakkında her ne kadar daha önce 27/05/2014 tarihli karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı CMK’nın hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 231. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinde “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.” hükmü uyarınca, hükmün ancak açıklandıktan sonra hukuki sonuç doğuracağı, somut olayda ise 24/10/2019 tarihli ve 2019/355 E. 2019/603 K. sayılı kararın hukuki sonuç doğurduğu ve infaz kabiliyetinin bulunduğu, ayrıca Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 15/03/2018 tarih ve 2016/16156 Esas, 2018/3311 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk … hakkında dava konusu müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan bir inceleme yapılmamış olması dikkate alındığında, hükmün bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20/07/2016 tarihinden sonra verilmiş bulunması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, istinaf talebinin merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 13.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.