YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16538
KARAR NO : 2022/2
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi – ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak mahkumiyet hükmü kurulması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşma talebinin verilen cezanın miktarı itibariyle CMK’nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen istinaf isteminin esastan reddine dair karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezalanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen kararı kaldırılarak kurulan mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin maddi delillerle desteklenmeden karar verilmesine,sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeple sınırlı olarak yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK’nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir.
Somut olayda, kolluk görevlilerince 28/01/2017 tarihinde düzenlenen teslim tesellüm ve takdiri kıymet tutanağı içeriğine göre sanığın akrabası olan ve sanık ile birlikte yargılandığı Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesince hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan beraat kararı verilen …’ın sanık …’nın yönlendirmesiyle suça konu lastiklerin dört adedini teslim ettiği,müştekinin 27/04/2017 tarihli oturumda alınan ifadesinde kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olduğunu beyan ettiği, müştekinin zararının bir kısmının bu şekilde soruşturma aşamasında giderildiği,yine müştekinin istinaf mahkemesinde verdiği beyanında kalan zararının ise kovuşturma aşamasında karşılandığının anlaşılması karşısında suç eşyasını satın alan … hakkında beraat kararı verildiğine göre, iyi niyetli olarak kabul edilmesi gereken satın alana ödediği paranın da iade edilmesi halinde, TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca sanık hakkında daha fazla indirim yapılmasını gerektiren aynı Kanunun 168/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesine, 10/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.