Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/16563 E. 2021/21266 K. 13.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16563
KARAR NO : 2021/21266
KARAR TARİHİ : 13.12.2021

Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 35/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/05/2018 tarihli ve 2016/628 esas, 2018/323 sayılı kararının 07/06/2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 26/06/2018 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine hakkındaki hükmün açıklanmasına ve sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 35/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2020 tarihli ve 2019/918 esas, 2020/235 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/06/2021 gün ve 7452-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/06/2021 gün ve 2021/76477 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2018/14894 esas, 2019/10584 sayılı kararında ”..Suça konu şort ve gömleğin değerinin tespit edilerek, sonucuna göre suç tarihindeki brüt asgari ücretin onda birinden az olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerekip gerekmeyeceğinin gözetilmemesi…” şeklinde belirttiği üzere, sanığın müştekinin etrafı açık bahçesinden 2 çuval çam kozalağı çalması eyleminden kaynaklı somut olayda, iştirak halindeki diğer sanığın hakkındaki cezalandırma kararını istinaf etmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18/02/2019 tarihli ve 2018/2902 esas, 2019/429 sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 145/1. maddesinde sayılan malın değerinin azlığı hükmünün uygulanmadığı gerekçesiyle düzelterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, suçun iştirak halinde işlendiği göz önüne alındığında, hırsızlanan malın değerinin 2019 yılı itibariyle 25 TL ile 200 Türk lirası arasında olduğunun ve sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılması veya ceza verilmekten vazgeçilmesi hususlarının tartışılmamasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, katılan …’ın yokluğunda verilen Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli kararının katılana tebliğ edilmediği, bu nedenle hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli kararının katılan …’a tebliğ edilip usulüne uygun olarak kesinleştirilmesinden sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (ÇANAKKALE) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 20/02/2020 tarihli ve 2019/918 Esas – 2020/235 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 13/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.