YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17173
KARAR NO : 2022/284
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
26/11/2008 tarihinde suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 02/07/2013 tarihinde kesinleştiği, denetime uymadığından infaz kapatılıp 10.01.2014 tarihinde iade edildiği belirlenerek yapılan incelemede;
I-Suça sürüklenen … hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çoçuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk …’un 17.10.2014 tarihinde, yakalamalı olarak alınan sorgusu esnasında 18 yaşını doldurduğu ve müdafi talebinin olmadığı, 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Dairemizin 01/12/2020 tarihli iade kararından sonra mahkumiyet hükmünün 26.01.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, suça sürüklenen çocuğun hükmü temyiz etmediği anlaşılmakla; baro tarafından atanan Av. … suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmü temyize yetkisi bulunmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı mala zarar verme suçundan eylemine uyan TCK’nın 151/1, 31/3. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 maddeleri uyarınca belirlenen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımının 26/11/2008 sorgu tarihinden karar tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Sanık … hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçundan, suça sürüklenen çocuk … hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olduğundan ve kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden, bu hususun ve TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
IV-Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olduğundan ve kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden, bu hususun ve TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık ve suça sürüklenen çocuk savunmalarında, iş yerine girip, yazar kasadan aldıkları anahtar ile bahşiş kutusunu açıp içindeki paraları ve diğer eşyaları aldıkları olayda sanık ile suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nın 142/2-d maddesinde düzenlenen taklit anahtarla veya diğer bir aletle kilit açmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Müştekinin duruşmada zararının karşılandığını belirtmesi karşısında, müştekiden bu husus sorularak, zararın karşılanmış olması halinde ne zaman karşılandığı da tespit edilerek, sonucuna göre suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ile sanık vaisisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 11/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.