Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/190 E. 2021/5590 K. 16.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/190
KARAR NO : 2021/5590
KARAR TARİHİ : 16.03.2021

Hırsızlık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d, 168/1, ve 62. maddeleri uyarınca 10 hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2015 tarihli ve 2015/235 esas, 2015/456 sayılı kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 14/11/2019 tarihli ve 2019/7196 esas, 2019/17846 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/07/2020 tarihli ve 2015/235 esas, 2015/456 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/08/2020 tarihli ve 2020/540 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/11/2020 gün ve 15159-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/12/2020 gün ve 2020/105511 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d, 168/1, ve 62. maddeleri uyarınca 10 hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2015 tarihli ve 2015/235 Esas, 2015/456 sayılı kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 14/11/2019 tarihli ve 2019/7196 Esas, 2019/17846 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/07/2020 tarihli ve 2015/235 Esas, 2015/456 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/08/2020 tarihli ve 2020/540 Değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2012/3-909 esas, 2014/121 sayılı kararında yer alan, “Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için “yeni” olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın “yeni” olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafındandeğerlendirilmeyen deliller ve olaylar da “yeni” sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de “yeni” sayılmaktadır.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;
Dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin kararın kesinleşmesinden sonra mahkemeye ibraz ettiği … Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 03/06/2018-08/10/2010 tarihleri arasında düzenlenen, 2010017956-3, 2010017956- 11, 4994, 11706 ve 5673 bilgi işlem numaralı raporlara göre, sanığın psikotik depresyon, davranım bozukluğu ve bipolar affektif bozukluğu olduğunun belirtilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32. maddesi gereğince akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumunca tespiti lüzumunun bulunması nedeniyle, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilerek bu yönde rapor alınması gerekirken, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2012/3-909 esas, 2014/121 sayılı kararında yer alan, “Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için “yeni” olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın “yeni” olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da “yeni” sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de “yeni” sayılmaktadır.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;
Dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin kararın kesinleşmesinden sonra mahkemeye ibraz ettiği … Eğitim Ve Araştırma Hastanesi tarafından 29/05/2008-08/10/2010 tarihleri arasında düzenlenen, 2010017956-3, 2010017956- 11, 4994, 11706 ve 5673 bilgi işlem numaralı raporlara göre, sanığın psikotik depresyon, davranım bozukluğu ve bipolar affektif bozukluğu olduğunun belirtilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32. maddesi gereğince akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumunca tespiti lüzumunun bulunması nedeniyle, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilerek bu yönde rapor alınması gerekirken, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (…) 4. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 12/08/2020 tarihli ve 2020/540 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 16/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.