YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1923
KARAR NO : 2021/12004
KARAR TARİHİ : 08.06.2021
Hırsızlık suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 ve 35/2. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2012 tarihli ve 2012/179 esas, 2012/2170 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09/12/2020 gün ve 14178-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/01/2021 gün ve 2021/2296 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Hırsızlık suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 ve 35/2. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2012 tarihli ve 2012/179 esas, 2012/2170 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 193/1. maddesinde yer alan “Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.”, aynı Kanun’un 196/1. maddesinde yer alan “Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.” ve 196/5. maddesinde yer alan “Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastahane veya tutukevine nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, sanığın savunmasının alındığı 28/09/2011 tarihli celsede, başka suçtan tutuklu olduğu ve duruşmadan vareste tutulma talebi sorulmaksızın savunmasının alındığı, 27/11/2012 tarihli karar oturumunda ceza infaz kurumunda bulunduğu halde hazır bulundurulmayarak yokluğunda hükümlülüğüne karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden
5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen ve kanun yararına bozmaya gelen 27/11/2012 tarihli ve 2012/179 E.- 2012/2170 K. sayılı mahkûmiyet hükmü ile ilgili olarak verilen kararın Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesince, 17.01.2017 tarihli ve 2016/19450 Esas – 2017/152 Karar sayılı ilamı ile temyizin süreden reddine ilişkin ek kararın onanmasına karar verilmesi ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 03.11.2020 tarihli ve 245 sayılı kararıyla 13. Ceza Dairesinin kapatılarak dosyalarının Yüksek 6. Ceza Dairesine devredilmesi nedeniyle kanun yararına bozma yasa yoluna gelen mahkûmiyet hükmünü inceleme görevi 6. Ceza Dairesine ait olduğundan dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmesine, 08/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.